Sarıhan Hukuk ve Danışmanlık 2023 yılında avukat Seda Sarı tarafından Eskişehir’de kurulmuştur. Dinamik kadrosuyla müvekkillere hızlı ve etkin bir hizmet vermektedir. Ulusal ve uluslararası alanda hukukun birçok dalında hizmet vermekte olan Sarıhan Hukuk Eskişehir Odunpazarı’nda bulmaktadır.

Riskli Yapı Nedir? Kiracı Açısından Hukuki Anlamı ve Sonuçları

riskli yapı kiracı hakları

Türkiye genelinde olduğu gibi Eskişehir’de de eski yapı stoğunun fazlalığı, riskli yapı tespiti süreçlerini son yıllarda daha görünür hâle getirmiştir. Özellikle Odunpazarı, Arifiye, Sütlüce ve çevresindeki eski binalarda yaşayan kiracılar için “riskli yapı” kavramı yalnızca teknik bir rapordan ibaret değildir; doğrudan barınma hakkını ve kira ilişkisini etkileyen ciddi hukuki sonuçlar doğurur. Bu noktada Eskişehir kira avukatı desteğiyle sürecin başından itibaren bilinçli ilerlenmesi, kiracının hak kaybı yaşamaması açısından büyük önem taşır.

Riskli yapı, 6306 sayılı Kanun kapsamında, ekonomik ömrünü tamamlamış veya yıkılma riski taşıdığı teknik raporlarla tespit edilen yapılardır. Bu tespit, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından lisanslı kuruluşlarca yapılır. Yapının riskli ilan edilmesiyle birlikte, yalnızca ev sahibi değil, o binada yaşayan kiracılar da doğrudan etkilenen taraf hâline gelir. Bu nedenle riskli yapı kiracı hakları, uygulamada en çok merak edilen hukuki konular arasında yer alır.

Riskli Yapıda Oturan Kiracı Kira Ödemeye Devam Eder mi?

Riskli yapı tespiti yapıldıktan sonra kiracının kira ödeme yükümlülüğünün devam edip etmeyeceği, binanın fiilen kullanılabilir olup olmadığına göre değerlendirilir. Eğer riskli yapı kararı alınmış ancak henüz tahliye ve yıkım süreci başlamamışsa, kiracı konutu kullanmaya devam ettiği sürece kira ödeme borcu da devam eder.

Ancak burada önemli bir ayrım yapılmalıdır. Riskli yapı kararı, binanın güvenli olmadığına işaret ediyorsa ve kiracının can güvenliği açıkça tehlikedeyse, kiracı bu durumu gerekçe göstererek kira sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir. Bu durumda kiracının, kullanamadığı veya güvenli olmayan bir taşınmaz için kira ödemeye devam etmesi beklenemez.

Uygulamada sıkça karşılaşılan hatalardan biri, riskli yapı raporu alındığı anda kiracının otomatik olarak kira ödemeyi durdurabileceği düşüncesidir. Oysa her somut olay, yapının fiili durumu ve resmi işlemlerle birlikte değerlendirilmelidir.

Riskli Yapı Tespitine Kiracı İtiraz Edebilir mi? İtiraz ve Şikâyet Yolları

Riskli yapı tespiti çoğu zaman ev sahipleri tarafından başlatılsa da, kiracıların da bu tespitin sonuçlarından doğrudan etkilendiği açıktır. Bu nedenle kiracılar, riskli yapı tespitine tamamen kayıtsız kalmak zorunda değildir. Kiracı, tespit raporuna doğrudan itiraz edemese bile, sürece ilişkin hukuki denetim yollarını kullanabilir.

Özellikle raporun usule aykırı hazırlandığı, binanın fiilen riskli olmadığı veya teknik incelemenin eksik yapıldığı iddiaları varsa, kiracı bu durumu idari mercilere şikâyet edebilir. Ayrıca, binanın riskli ilan edilmesinin ardından yapılacak işlemlerin hukuka uygun yürütülüp yürütülmediği de denetlenebilir.

Bu noktada riskli yapı kiracı hakları, sadece tahliye süreciyle sınırlı değildir; aynı zamanda adil ve hukuka uygun bir dönüşüm sürecini de kapsar.

Riskli Yapıda Kiracının Tahliyesi Nasıl ve Ne Kadar Sürede Yapılır?

Riskli yapı tespitinin kesinleşmesinin ardından, yapı maliklerine ve binada yaşayanlara belirli süreler tanınır. Bu süreler içerisinde binanın boşaltılması gerekir. Kiracılar açısından tahliye süreci, ani ve plansız olmamalıdır. Kanun, kiracının evi hemen terk etmesini değil, makul bir süre içerisinde tahliye edilmesini öngörür.

Uygulamada genellikle 60 günlük bir süre tanınır. Bu süre içinde kiracının yeni bir barınma çözümü bulması beklenir. Ancak ev sahibi, bu süreden önce kiracıyı zorla çıkaramaz. Tahliye, idari kararlar ve tebligatlar doğrultusunda yapılmalıdır.

Tahliyenin hukuka aykırı şekilde gerçekleştirilmesi hâlinde, kiracının hem maddi hem de manevi haklarını arama imkânı doğar. Bu nedenle tahliye sürecinin her aşamasında resmi belgeler ve süreler dikkatle takip edilmelidir.

Yıkım Kararı Alınan Binalarda Kiracının Kira ve Barınma Durumu

Yıkım kararı alınan binalarda kiracının kira ilişkisi fiilen sona erer. Çünkü ortada artık kiralanabilir bir taşınmaz kalmamıştır. Bu noktada yıkılacak binada kiracı hakları, özellikle barınma sorununun nasıl çözüleceği üzerinde yoğunlaşır.

Kiracı, yıkım nedeniyle evi boşalttığında kira ödeme yükümlülüğü de sona erer. Ayrıca depozito gibi ödemelerin iadesi gündeme gelir. Kiracının bu süreçte geçici barınma ihtiyacının karşılanması ise sosyal destek mekanizmalarıyla sağlanır.

Yıkım kararı alınan binalarda kiracının “kendi başının çaresine bakması” gerektiği yönündeki algı yanlıştır. Mevzuat, kiracının mağdur edilmemesini esas alır.

Kentsel Dönüşüme Giren Binalarda Kiracının Hakları ve Tahliye Süreci

Kentsel dönüşüm projeleri, yalnızca ev sahiplerini değil, kiracıları da doğrudan etkiler. Kentsel dönüşüme giren bir binada yaşayan kiracı, belirlenen süreler içinde tahliye edilir. Ancak bu tahliye, plansız ve ani bir şekilde yapılamaz.

Kiracıya, dönüşüm sürecine uygun şekilde taşınması için makul süre tanınmalıdır. Ayrıca bu süreçte kiracının kira sözleşmesinin akıbeti, sözleşme hükümleri ve fiili durum birlikte değerlendirilir. Kiracı, dönüşüm nedeniyle tahliye edildiğinde, sözleşmenin kendiliğinden sona erdiği kabul edilir.

Bu aşamada ev sahibi, kiracıyı yalnızca dönüşüm gerekçesiyle keyfi şekilde çıkaramaz; işlemlerin tamamı mevzuata uygun yürütülmelidir.

Kentsel Dönüşümde Kiracılara Sağlanan Kira Yardımı ve Süresi

Kentsel dönüşüm sürecinde kiracılara sağlanan kira yardımı, uygulamada en çok merak edilen konuların başında gelir. Devlet tarafından belirlenen şartları taşıyan kiracılar, belirli sürelerle kira yardımı alabilir.

Bu yardımlar, genellikle aylık belirli bir tutar üzerinden ve sınırlı bir süre için verilir. Yardım süresi ve miktarı, bulunduğu il ve projenin kapsamına göre değişiklik gösterebilir. Kiracının bu destekten yararlanabilmesi için süresi içinde başvuru yapması gerekir.

Başvuru sürecinin kaçırılması hâlinde, sonradan hak talep edilmesi çoğu zaman mümkün olmaz. Bu nedenle sürecin dikkatle takip edilmesi büyük önem taşır.

Ev Sahibi Riskli Yapı Gerekçesiyle Kiracıyı Çıkarabilir mi? Hukuki Sınırlar

En çok sorulan sorulardan biri de ev sahibinin riskli yapı gerekçesiyle kiracıyı doğrudan çıkarıp çıkaramayacağıdır. Hukuken, ev sahibi tek taraflı iradesiyle kiracıyı hemen tahliye edemez. Riskli yapı kararı, belirli idari süreçlerin işletilmesini gerektirir.

Tahliye, yalnızca kanunda öngörülen süreler ve usuller çerçevesinde mümkündür. Aksi hâlde yapılan tahliyeler hukuka aykırı sayılır. Özellikle riskli yapı kiracı hakları kapsamında, kiracının barınma hakkı ve sözleşmeden doğan hakları korunur.

Bu nedenle hem kiracılar hem de ev sahipleri açısından, sürecin hukuki sınırlar içinde yürütülmesi, ileride doğabilecek uyuşmazlıkların önüne geçer.

Comments are closed