Sarıhan Hukuk ve Danışmanlık 2023 yılında avukat Seda Sarı tarafından Eskişehir’de kurulmuştur. Dinamik kadrosuyla müvekkillere hızlı ve etkin bir hizmet vermektedir. Ulusal ve uluslararası alanda hukukun birçok dalında hizmet vermekte olan Sarıhan Hukuk Eskişehir Odunpazarı’nda bulmaktadır.

Kira Sözleşmelerinin Feshi

Kira ilişkisinin sona erdirilmesi, hem kiracı hem de ev sahibi açısından hukuki süreçlerin doğru yönetilmesini gerektirir. Kira sözleşmesi feshi, Türk Borçlar Kanunu’nun 347 ile 356. maddeleri arasında düzenlenmiş olup sözleşmenin süresine, tarafların iradesine ve fesih nedenine bağlı olarak farklı şekillerde gerçekleşebilir. Türkiye’de her yıl yaklaşık 500.000 kira uyuşmazlığı mahkemelere taşınmakta ve bu davaların önemli bir kısmı fesih işlemlerindeki usul hatalarından kaynaklanmaktadır. Kira avukatı desteği almadan önce temel kuralları bilmek kritik öneme sahiptir. Kiracı olarak sözleşmeyi sonlandırmak isteyen veya ev sahibi olarak kiracıyı tahliye etmek isteyen herkesin bilmesi gereken süreler ve prosedürler bulunmaktadır.

Belirli Süreli Kira Sözleşmesi Nasıl Feshedilir?

Belirli süreli kira sözleşmeleri, tarafların başlangıçta bir süre belirleyerek akdettiği sözleşmelerdir. Konut kiralarında bu süre genellikle bir yıl olarak belirlenir. Süre sonunda taraflardan biri sözleşmeyi sona erdirmek istemezse, sözleşme Türk Borçlar Kanunu’nun 347. maddesi uyarınca aynı şartlarla bir yıl daha uzamış sayılır.

Kiracı, belirli süreli kira sözleşmesini kira süresinin bitiminden en az 15 gün önce yazılı bildirimde bulunarak feshedebilir. Bu 15 günlük süre, bildirim tarihi değil, bildirimin karşı tarafa ulaştığı tarihtir. Örneğin 1 Ocak’ta başlayan bir yıllık sözleşmede kiracının en geç 15 Aralık’a kadar fesih bildirimini ev sahibine ulaştırması gerekir. Bildirim yapılmazsa sözleşme otomatik olarak bir yıl daha uzar.

Kiraya veren açısından durum farklıdır. Ev sahibi, sürenin bitiminde kira sözleşmesini ancak kanunda sayılan haklı sebeplerle feshedebilir. Bu sebepler arasında ihtiyaç nedeniyle tahliye, tahliye taahhüdüne dayanan tahliye, iki haklı ihtar nedeniyle tahliye ve ödenmeyen kira bedelleri nedeniyle tahliye yer alır. Ev sahibinin sebep göstermeksizin belirli süreli sözleşmeyi feshetme hakkı ancak 10 yıllık uzama süresi dolduktan sonra doğar.

Belirsiz Süreli Kira Sözleşmesinde Fesih Nasıl Yapılır?

Belirsiz süreli kira sözleşmesi, tarafların herhangi bir süre belirlemeden akdettiği veya belirli süre sona erdikten sonra belirsiz süreye dönüşen sözleşmelerdir. Bu tür sözleşmelerde fesih, yasal ihbar sürelerine uyularak gerçekleştirilir. Türk Borçlar Kanunu’nun 328 ve 329. maddeleri belirsiz süreli kira sözleşmelerinin feshini düzenlemektedir.

Konut ve çatılı işyeri kiralarında belirsiz süreli sözleşmenin feshi için altı aylık kira dönemleri esas alınır. Kiracı, her altı aylık dönemin sonunda sözleşmeyi feshetmek istiyorsa, dönem sonundan en az üç ay önce yazılı bildirimde bulunmalıdır. Örneğin 1 Ocak’ta başlayan belirsiz süreli bir sözleşmede ilk fesih dönemi 30 Haziran’dır ve kiracının en geç 31 Mart’a kadar bildirimini yapması gerekir.

Aylık kira ödemelerinde taraflardan her biri, bir ay önceden yapacağı bildirimle sözleşmeyi feshedebilir. Ancak konut ve çatılı işyeri kiralarında kiraya verenin fesih hakkı, kiracının korunması ilkesi gereği sınırlandırılmıştır. Kiraya veren, belirsiz süreli sözleşmelerde ancak haklı bir gerekçesi varsa veya kira ilişkisinin başlangıcından itibaren 10 yıl geçmişse fesih hakkını kullanabilir.

Kiracı Kira Sözleşmesini Tek Taraflı Feshedebilir mi?

Kira sözleşmesi bazı durumlarda tek taraflı olarak feshedilebilir. Ancak bu durum, sözleşmenin türüne ve feshin dayandığı nedene bağlıdır. Türk Borçlar Kanunu’na göre kira sözleşmesinin tek taraflı feshi ancak belirli şartlar altında mümkündür.

Belirli süreli kira sözleşmelerinde kiracı, sürenin dolmasını beklemeden sözleşmeyi tek taraflı feshedebilir. Ancak bu durumda kiracı, kiraya verenin zararını karşılamakla yükümlüdür. Kiracı, yeni bir kiracı bulunana kadar veya makul bir süre için kira bedelini ödemek zorunda kalabilir. Yargıtay kararlarına göre bu makul süre genellikle üç ila altı ay arasında değerlendirilmektedir.

Belirsiz süreli kira sözleşmelerinde kiracının durumu daha esnektir. Kiracı, yasal fesih bildirim sürelerine uyarak sözleşmeyi tek taraflı feshedebilir. Genellikle kira ödemeleri aylık ise, üç ay öncesinden yazılı bildirim yapılması yeterlidir. Kiracı bu sürelere uyduğu takdirde herhangi bir tazminat ödemekle yükümlü olmaz.

Türk Borçlar Kanunu’nun 331. maddesi, önemli sebeple fesih hakkını düzenler. Kira ilişkisinin devamını çekilmez hale getiren önemli sebepler varsa, taraflardan her biri sözleşmeyi yasal fesih bildirim süresine uyarak her zaman feshedebilir. Ancak bu durumda hâkim, durum ve koşulları göz önünde tutarak tazminata hükmedebilir.

Haklı Nedenle Kira Sözleşmesi Nasıl Feshedilir?

Haklı nedenlerle kira sözleşmesi her iki tarafça da tek taraflı olarak feshedilebilir. Haklı nedenler, kira ilişkisinin devamını taraflardan biri için katlanılamaz hale getiren durumlardır. Türk Borçlar Kanunu bu nedenleri hem kiracı hem de kiraya veren açısından ayrı ayrı düzenlemiştir.

Kiracının kira bedelini ödememesi en sık karşılaşılan haklı fesih sebebidir. Kiracı, ödeme yükümlülüğünü yerine getirmezse kiraya veren sözleşmeyi feshedebilir. Ancak kiraya veren, önce kiracıya yazılı bir ihtar göndermek zorundadır. Bu ihtarda kiracıya en az 30 günlük ödeme süresi verilmeli ve süre sonunda ödeme yapılmazsa sözleşmenin feshedileceği açıkça belirtilmelidir.

Taşınmazın amaca aykırı kullanımı da haklı fesih sebebi oluşturur. Kiracı, taşınmazı sözleşmede belirtilen kullanım amacına aykırı bir şekilde kullanıyorsa kiraya veren fesih hakkını kullanabilir. Örneğin konut olarak kiralanan bir dairenin işyerine dönüştürülmesi veya depo olarak kullanılması bu kapsamdadır.

Taşınmazın hasar görmesi veya risk oluşturması bir diğer haklı nedendir. Kiracının davranışları nedeniyle taşınmazda ciddi bir hasar meydana gelmişse veya komşulara sürekli rahatsızlık veriliyorsa sözleşme feshedilebilir. Bu durumda kiraya verenin öncelikle kiracıyı yazılı olarak uyarması ve makul süre vermesi gerekir.

Kira Sözleşmesi Feshinde Yasal Süreler ve Bildirim Şartları

Kira sözleşmesi feshinde yasal sürelere uymak, feshin geçerliliği açısından kritik öneme sahiptir. Türk Borçlar Kanunu, farklı sözleşme türleri için farklı süreler öngörmüştür. Bu sürelere uyulmaması feshin geçersiz sayılmasına veya bir sonraki döneme ertelenmesine yol açar.

Belirli süreli konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracının fesih bildirimi süresi 15 gündür. Bu süre, sözleşme süresinin bitiminden geriye doğru hesaplanır. Belirsiz süreli konut ve çatılı işyeri kiralarında ise altı aylık dönem sonu için üç ay önceden bildirim yapılması gerekir.

Yazılı bildirim, tek taraflı fesih için şarttır. Sözlü bildirimler hukuki geçerlilik taşımaz. Bildirim noter kanalıyla yapılabilir ve ispat kolaylığı açısından noter bildirimi tercih edilmelidir. Adi yazılı bildirim de geçerlidir ancak tebliğ tarihinin ispatı açısından iadeli taahhütlü mektup veya noter ihtarnamesi kullanılması önerilir.

Mahkeme kararı veya tahliye davası, kiraya verenin haklı bir nedene dayanması halinde başvurabileceği yoldur. Kiraya veren, tahliye davası açarak sözleşmeyi sonlandırabilir. Dava sürecinde kiracı taşınmazda oturmaya devam eder ve kira bedeli ödemekle yükümlüdür. İcra takibi ise kiracının kira bedelini ödememesi durumunda başlatılabilecek bir yoldur.

Ev Sahibi Hangi Durumlarda Kira Sözleşmesini Feshedebilir?

Kiraya verenin kira sözleşmesini feshetme hakkı, kiracının korunması ilkesi gereği sınırlı tutulmuştur. Türk Borçlar Kanunu, ev sahibinin fesih hakkını belirli durumlarla sınırlandırmıştır. Bu durumlar dışında ev sahibi, kiracıyı sözleşme süresince çıkaramaz.

İhtiyaç nedeniyle tahliye, ev sahibinin en sık başvurduğu fesih sebebidir. Kiraya verenin kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu kişiler için taşınmaza gereksinimi varsa tahliye davası açabilir. Bu gereksinimin gerçek, samimi ve zorunlu olması gerekir. Yargıtay, ihtiyacın varlığını titizlikle incelemekte ve gerçek bir ihtiyaç olmadan açılan davaları reddetmektedir.

Yeni malikin ihtiyacı da fesih sebebi oluşturabilir. Taşınmazı satın alan yeni malik, edinme tarihinden itibaren bir ay içinde kiracıya yazılı bildirimde bulunarak altı ay sonra tahliye davası açabilir. Bu hak, yeni malikin kendisi veya yakınları için gerçek bir ihtiyacının bulunması koşuluna bağlıdır.

On yıllık uzama süresi sonunda ev sahibi, herhangi bir gerekçe göstermeksizin sözleşmeyi feshedebilir. Türk Borçlar Kanunu’nun 347. maddesi uyarınca, kiracı süre sonunda sözleşmeyi feshetmezse sözleşme aynı koşullarla yıldan yıla uzar. Ancak 10 yıllık uzama süresi sonunda kiraya veren, uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunarak sözleşmeyi sona erdirebilir.

Tahliye Taahhüdü ile Kira Sözleşmesi Nasıl Sona Erer?

Tahliye taahhüdü, kiracının taşınmazı belirli bir tarihte boşaltacağına dair verdiği yazılı beyandır. Bu taahhüt, kiraya verene icra yoluyla veya dava yoluyla tahliye talep etme hakkı verir. Tahliye taahhüdünün geçerli olabilmesi için bazı şartların yerine getirilmesi gerekir.

Tahliye taahhüdü yazılı şekilde yapılmalıdır. Sözlü taahhütler geçersizdir. Taahhüt, kira sözleşmesinin yapılmasından sonra verilmelidir. Sözleşmeyle aynı tarihte veya sözleşmeden önce verilen tahliye taahhütleri geçersiz sayılır. Yargıtay, bu konuda katı bir tutum sergilemekte ve sözleşmeyle aynı tarihli taahhütleri kiracının baskı altında imzaladığı varsayımıyla geçersiz saymaktadır.

Kiracı, taahhüt ettiği tarihte taşınmazı boşaltmazsa kiraya veren iki yola başvurabilir. Birincisi, taahhüt tarihinden itibaren bir ay içinde icra dairesine başvurarak tahliye talebinde bulunmaktır. İkincisi ise taahhüt tarihinden itibaren bir ay içinde sulh hukuk mahkemesinde tahliye davası açmaktır. Bu bir aylık süre hak düşürücü niteliktedir ve sürenin kaçırılması halinde taahhüde dayanılarak tahliye talep edilemez.

Kira Sözleşmesi Fesih Bildirimi Nasıl Yapılır?

Fesih talebi mutlaka yazılı şekilde yapılmalıdır. Sözlü bildirimler veya mesaj yoluyla yapılan bildirimler hukuki geçerlilik taşımaz. Yazılı bildirimin noter aracılığıyla yapılması, hem hukuki geçerlilik hem de ispat kolaylığı açısından tercih edilmelidir.

Fesih bildiriminde bulunması gereken unsurlar vardır. Bildiren tarafın ve muhatabın kimlik bilgileri, kira sözleşmesinin tarihi ve kiralanan taşınmazın adresi, fesih iradesinin açık ifadesi ve feshin hangi tarihte yürürlüğe gireceği bildirimde yer almalıdır. Fesih gerekçesinin belirtilmesi zorunlu olmamakla birlikte haklı nedenle fesihlerde gerekçenin yazılması ispat açısından önemlidir.

Noter ihtarnamesi, en güvenilir bildirim yöntemidir. Noter, bildirimi muhatabın adresine tebliğ eder ve tebliğ tarihini belgelendirir. Noter masrafı 2024 yılı itibarıyla ortalama 800 ile 1.500 TL arasında değişmektedir. Alternatif olarak iadeli taahhütlü mektup da kullanılabilir ancak tebliğ tarihinin ispatında noter kadar güçlü değildir.

Taraflar arasında anlaşmazlık varsa, kiraya veren tahliye davası açabilir veya icra takibi başlatabilir. Tahliye davalarında görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. Dava süresi mahkemenin iş yoğunluğuna göre değişmekle birlikte ortalama 6 ile 18 ay arasında sürmektedir.

Kira Sözleşmesi Erken Feshedilirse Tazminat Ödenir mi?

Belirli süreli kira sözleşmesinin süresinden önce feshedilmesi halinde tazminat sorumluluğu gündeme gelir. Kiracının haklı bir nedeni olmaksızın sözleşmeyi erken feshetmesi durumunda, kiraya verenin uğradığı zararı karşılaması gerekir. Bu zarar, taşınmazın yeniden kiraya verilinceye kadar geçen süredeki kira kaybını ve yeniden kiralama masraflarını kapsar.

Türk Borçlar Kanunu’nun 325. maddesi, kiracının erken tahliyesi halinde sorumluluğunu düzenler. Kiracı, sözleşme süresine veya fesih dönemine uymaksızın kiralananı geri verirse, kira sözleşmesinden doğan borçları, kiralananın benzer koşullarla kiraya verilebileceği makul bir süre için devam eder. Yargıtay kararlarına göre bu makul süre genellikle üç ila altı ay olarak belirlenmektedir.

Kiraya verenin zararı azaltma yükümlülüğü bulunmaktadır. Ev sahibi, taşınmazı en kısa sürede yeniden kiraya vermek için gerekli çabayı göstermelidir. Taşınmaz yeni bir kiracıya kiralandığında, eski kiracının sorumluluğu sona erer. Ev sahibinin taşınmazı kiraya vermek için çaba göstermemesi veya makul teklifleri reddetmesi halinde tazminat miktarı hakkaniyete göre indirilir.

Haklı nedenle yapılan fesihlerde tazminat durumu farklıdır. Kiracı, Türk Borçlar Kanunu’nun 331. maddesi kapsamında önemli sebeple fesih hakkını kullanırsa, hâkim durum ve koşullara göre tazminata hükmedip hükmetmeyeceğine karar verir. Taşınmazın oturulmaz hale gelmesi, sağlık sorunları veya zorunlu tayin gibi durumlarda mahkemeler genellikle tazminata hükmetmemektedir.

Kira Sözleşmesi Feshinde Depozito Ne Olur?

Kira sözleşmesinin feshi halinde depozito iadesi, taraflar arasında sıkça uyuşmazlık konusu olmaktadır. Türk Borçlar Kanunu’nun 342. maddesi, konut kiralarında güvence bedelini düzenlemektedir. Depozito, kira sözleşmesinin sona ermesinin ardından kiracıya iade edilmelidir.

Kiraya veren, depozitodan yalnızca kiracının sözleşmeden doğan borçlarını karşılayabilir. Bu borçlar arasında ödenmeyen kira bedelleri, taşınmazda meydana gelen hasarlar ve aidat borçları sayılabilir. Normal kullanımdan kaynaklanan yıpranmalar için kesinti yapılamaz. Duvarların hafif kirlenmesi, halının olağan aşınması veya mobilya izleri normal kullanım kapsamında değerlendirilir.

Depozitonun bankaya yatırılması zorunludur. Türk Borçlar Kanunu’nun 342. maddesi uyarınca, konut kiralarında güvence olarak para verilmişse kiraya veren, bu parayı vadeli bir tasarruf hesabına yatırmak zorundadır. Sözleşme sona erdiğinde banka, depozitoyu kiracıya iade eder veya tarafların anlaşmasıyla kiraya verene öder.

Depozitonun iadesi için kiracının taşınmazı sözleşmeye uygun şekilde teslim etmesi gerekir. Anahtar teslim tutanağı düzenlenmesi, hem kiracı hem de ev sahibi açısından ispat kolaylığı sağlar. Tutanakta taşınmazın durumu, sayaç endeksleri ve varsa hasarlar belirtilmelidir.

Kira Sözleşmesi Feshi İçin Avukata Gerek Var mı?

Kira sözleşmesi feshi, hukuki prosedürlerin doğru uygulanmasını gerektiren teknik bir süreçtir. Basit fesihlerde avukat desteği olmadan da işlem yapılabilir ancak karmaşık durumlarda profesyonel hukuki yardım almak hak kayıplarını önler.

Kiracının yasal sürelere uyarak sözleşmeyi feshetmesi nispeten basit bir işlemdir. Noter aracılığıyla gönderilecek bir ihtarname ile fesih gerçekleştirilebilir. Ancak erken tahliye, tazminat talepleri veya depozito uyuşmazlıkları söz konusu olduğunda avukat desteği önem kazanır.

Kiraya veren açısından durum daha karmaşıktır. Tahliye davası açılması, ihtiyaç nedeninin ispatı, tahliye taahhüdüne dayalı icra takibi veya kira bedelinin tahsili için icra takibi gibi işlemler teknik hukuki bilgi gerektirir. Bu süreçlerde yapılacak usul hataları davaların reddine veya uzamasına yol açabilir.

Arabuluculuk, kira uyuşmazlıklarında zorunlu bir aşama haline gelmiştir. 2023 yılından itibaren kira uyuşmazlıklarında dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur. Arabuluculuk sürecinde taraflar avukatla temsil edilebilir ve anlaşma sağlanması halinde mahkeme sürecine gerek kalmaz. Anlaşma sağlanamazsa dava yoluna başvurulabilir. Kira sözleşmesi feshi sürecinde haklarınızı korumak ve olası hak kayıplarını önlemek için Eskişehir kira avukatı olarak hukuki destek sunmaktayız.

Comments are closed

WhatsApp Ara