Kira ödeme sürecinde ev sahibinin banka hesap numarasını değiştirmesi, kiracı açısından ciddi hukuki riskler doğurabilir. Doğru hesaba yapılmayan ya da hiç yapılamayan ödeme, temerrüt gerekçesiyle tahliye davasına zemin hazırlayabilir. Sürecin doğru yönetilmesi; yeni IBAN bildiriminin geçerliliğinin sorgulanmasını, ödemenin yasal güvence altına alınmasını ve gerektiğinde noter ihtarnamesi ile tevdi mahalli yoluna başvurulmasını kapsar. Kira avukatından destek alınmadan yürütülen bu süreçlerde kiracı, haklı olduğu bir uyuşmazlıkta dahi aleyhine sonuçlarla karşılaşabilir.
Yeni IBAN Bildiriminin Geçerlilik Şartları ve İspatı
Ev sahibinin IBAN değiştirmesi tek başına kiracıyı yeni hesaba ödeme yapmakla yükümlü kılmaz; bildirimin geçerli sayılabilmesi için belirli usul ve ispat koşullarını taşıması gerekir. Türk Borçlar Kanunu kapsamında ödeme yerinin ya da hesap bilgisinin değiştirilmesi, kiracı açısından ifa yükümlülüğünü doğrudan etkileyen bir bildirimdir. Bu nedenle söz konusu bildirimin yazılı biçimde ve ispat edilebilir bir yolla yapılması hukuki güvenlik açısından zorunludur; sözlü yapılan IBAN değişikliği bildirimleri ispat güçlüğü yaratır. En güvenilir bildirim yöntemi noter aracılığıyla yapılan tebligattır; bu yöntemde tarih, içerik ve teslim kesin biçimde belgelenir. Kayıtlı elektronik posta (KEP) ve iadeli taahhütlü posta da geçerli ve ispat değeri taşıyan yöntemler arasındadır. WhatsApp mesajı, SMS veya e-posta yoluyla gelen IBAN bildirimleri teknik olarak delil niteliği taşıyabilir; ancak karşı tarafça inkâr edilmesi hâlinde ispat yükü kiracıya geçer. Kiracı ayrıca yeni IBAN bildiriminin gerçekten ev sahibinden geldiğini doğrulamakla yükümlüdür; özellikle üçüncü kişilerden gelen sahte IBAN bildirimleri son yıllarda yaygınlaşan bir dolandırıcılık yöntemidir. Gelen bildirimi telefon görüşmesi ya da yüz yüze iletişimle teyit etmek ve bu teyidi mümkünse yazılı hâle getirmek, kiracıyı olası hak kayıplarından korur.

Kira Bedelinin Geçerli ve Güvenli Şekilde Ödenmesi
Yeni IBAN bildiriminin geçerliliği konusunda herhangi bir şüphe bulunmasa bile ödemenin nasıl yapılacağı ve nasıl belgeleneceği kritik önem taşır. Kira ödemeleri her zaman banka havalesi ya da EFT yoluyla yapılmalıdır; nakit ödeme kiracı açısından ispat güçlüğü doğurduğundan tavsiye edilmez. Banka transferinde ödeme açıklamasına ay, yıl ve kira bedeline ilişkin bilgilerin eklenmesi, ileride doğabilecek uyuşmazlıklarda belirleyici kanıt niteliği taşır. Makbuz ya da dekont her ödeme için ayrı ayrı saklanmalıdır. Kira sözleşmesinde belirtilen ödeme günü, kiracının temerrüde düşmemesi için esas alınması gereken tarihtir; IBAN değişikliğine ilişkin belirsizlik, ödeme tarihini erteleme gerekçesi olamaz. Kiracı eski ve yeni IBAN’a eş zamanlı ödeme yapmamalıdır; bu durum ödemenin gerçekleştiğini kanıtlamayı güçleştirir ve hukuki açıdan karmaşık bir tablo ortaya çıkarır.
IBAN Uyuşmazlığında Tevdi Mahalli ve İhtar Süreci
Ev sahibinin IBAN bildiriminin geçerliliği konusunda ciddi bir uyuşmazlık varsa ya da ev sahibi yeni hesap bilgisini bildirmeden ödemeyi kabul etmiyorsa kiracının başvurabileceği önemli hukuki araçlar mevcuttur. Tevdi mahalli, Türk Borçlar Kanunu’nun 108. maddesi kapsamında düzenlenmiş bir hukuki kurumdur. Alacaklının ödemeyi kabul etmediği ya da ödeme yapılacak hesabın belirsizleştiği durumlarda borçlu, borcunu bir mahkeme veya noterlik bünyesinde oluşturulan özel hesaba yatırarak borcundan kurtulabilir. Bu yola başvurabilmek için öncelikle ev sahibine noter ihtarnamesi gönderilmesi ve ödemeyi kabul etmesi için makul bir süre tanınması gerekir. Gönderilecek noter ihtarnamesi; kiracının ödeme yapma iradesini, IBAN belirsizliği nedeniyle ödemenin gerçekleştirilemediğini ve ev sahibinin geçerli hesap bilgisini bildirmediğini açıkça ortaya koymalıdır. İhtarnamede kiracı kira bedelini ödemeye hazır olduğunu belirterek ev sahibine genellikle 7 ila 10 günlük süre tanır. Bu süre sonunda ev sahibi geçerli hesap bilgisini bildirmez ya da ödemeyi kabul etmezse kiracı kira bedelini sulh hukuk mahkemesi veznesine ya da notere yatırır. Tevdi tarihinden itibaren kiracı borcunu ifa etmiş sayılır ve temerrüde düşmüş kabul edilmez.

Yanlış Hesaba Ödemenin Temerrüt ve Tahliye Riskine Etkisi
Kiracının geçersiz ya da tartışmalı bir IBAN’a ödeme yapması ya da hiç ödeme yapamaması temerrüt ve nihayetinde tahliye davası riskini gündeme getirir. Türk Borçlar Kanunu’nun 315. maddesi uyarınca kiracı kira bedelini ödemezse ev sahibi önce yazılı ihtar göndererek 30 günlük süre tanımalıdır. Kira ilişkisi konut ve çatılı işyeri kiraları kapsamındaysa aynı kira yılı içinde iki kez yazılı ihtar gönderilip kiracı temerrüde düşmüşse bir sonraki kira yılında dava açma hakkı doğar. Ev sahibinin bildirdiği yeni IBAN geçersiz ya da tartışmalı olmasına rağmen kiracı bu hesaba ödeme yapmışsa ve ev sahibi bu ödemeyi kabul etmiyorsa, ortada fiilen yapılmamış sayılan bir ödeme riski doğar. Mahkemeler kiracının iyi niyetle hareket ettiğini ve bildirilen hesabı kullandığını kabul ederse ödemenin geçerli olduğuna hükmedebilir; ancak bu sonuç her davada garanti değildir. Tahliye davası açılmış olsa dahi ödeme dekontları, noter ihtarnamesi, tevdi makbuzu ve IBAN bildiriminin geçersizliğini gösteren her türlü yazışma delil olarak sunulabilir. Tahliye davalarında kiracının hak kaybı yaşamaması için sürecin başından itibaren tüm belgelerin eksiksiz saklanması ve gerektiğinde uzman hukuki destek alınması zorunludur.





Comments are closed