Sarıhan Hukuk ve Danışmanlık 2023 yılında avukat Seda Sarı tarafından Eskişehir’de kurulmuştur. Dinamik kadrosuyla müvekkillere hızlı ve etkin bir hizmet vermektedir. Ulusal ve uluslararası alanda hukukun birçok dalında hizmet vermekte olan Sarıhan Hukuk Eskişehir Odunpazarı’nda bulmaktadır.

En Güvenilir Kira Kontratı Nasıl Yapılır? Adım Adım Rehber

Kiraya verme ya da kiralama sürecinde yapılan en büyük hata, kira kontratını standart bir formalite olarak görmektir. Oysa kira sözleşmesi, taraflar arasındaki tüm hak ve yükümlülükleri belirleyen, ileride yaşanabilecek her türlü uyuşmazlığın çözüm anahtarı olan hukuki bir belgedir. Eksik ya da hatalı düzenlenen bir kontratta ciddi maddi kayıplar kaçınılmaz hâle gelebilir. Bu noktada alanında uzman bir kira avukatı ile çalışmak ve destek almak, ileride oluşabilecek hukuki sorunları baştan engelleyebilir.

Türkiye’de kira ilişkileri ağırlıklı olarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 299 ila 378. maddeleri arasında düzenlenmektedir. Kanun, kiracı ve kiraya verenin karşılıklı hak ve sorumluluklarını ayrıntılı biçimde tanımlamakta; taraflara sözleşme serbestisi tanırken aynı zamanda bazı emredici hükümlerle de belirli sınırlar çizmektedir. Kira sözleşmesi hazırlanırken bu emredici hükümlerin göz ardı edilmesi, sözleşme maddesinin geçersiz sayılmasına yol açabilir.

Kira Kontratı Nedir? Kira Kontratı Önemi

Kira kontratı, kiraya verenin bir taşınmazı belirli bir süre için kullanım hakkını kiracıya devretmesini ve kiracının da bu kullanım karşılığında kararlaştırılan bedeli ödemesini düzenleyen iki taraflı bir sözleşmedir. Halk arasında kira kontratı ve kira sözleşmesi birbirinin yerine kullanılsa da her ikisi aynı hukuki belgeyi ifade etmektedir.

Sözleşmenin önemi yalnızca kira bedelini kayıt altına almakla sınırlı değildir. Kiralık mülkün teslim tarihi, depozito miktarı ve iadesi, mülkün kullanım amacı, yan giderlerin kime ait olduğu, erken tahliye durumunda uygulanacak yaptırımlar ve kira artış oranları gibi onlarca kritik konu ancak yazılı bir sözleşmeyle güvence altına alınabilir. Türkiye Adalet Bakanlığı verilerine göre kira uyuşmazlıkları, tüketici hakları mahkemelerine ve sulh hukuk mahkemelerine en çok taşınan dava türleri arasında yer almaktadır. Yazılı ve kapsamlı bir kira sözleşmesi bu davaların büyük bölümünü başlamadan önler.

Sözleşmenin yazılı olması yasal bir zorunluluk değildir; sözlü kira sözleşmeleri de hukuken geçerlidir. Ancak sözlü sözleşmelerde ispat yükü son derece ağırdır ve uyuşmazlık hâlinde taraflar ciddi güçlüklerle karşılaşır. Bu nedenle her zaman yazılı, tarihli ve imzalı bir kira kontratı düzenlenmesi temel kuraldır.

Geçerli Bir Kira Sözleşmesi İçin Hangi Unsurlar Olmalıdır?

Bir kira sözleşmesinin hukuken geçerli sayılabilmesi için bazı temel unsurların eksiksiz bulunması gerekir. Bu unsurların herhangi birinin eksikliği, sözleşmenin iptali ya da taraflardan birinin hak kaybıyla sonuçlanabilir.

İlk ve en temel unsur taraf bilgileridir. Kiraya veren ve kiracının tam adı, T.C. kimlik numarası ile iletişim bilgileri sözleşmede açıkça yer almalıdır. Kiralanan mülk birden fazla kişiye aitse tüm maliklerin sözleşmede imzası bulunmalıdır. Kiracı tarafında da birden fazla kişi varsa her birinin bilgisi ve imzası ayrı ayrı alınmalıdır.

İkinci zorunlu unsur, kiralanan taşınmazın açık adresiyle birlikte tanımlanmasıdır. Tapu bilgileri, ada ve parsel numarası, bağımsız bölüm numarası ve mülkün kullanım amacı (konut mu, işyeri mi?) eksiksiz yazılmalıdır. Kullanım amacının yanlış belirtilmesi, ileride tahliye davalarında ciddi sorunlara neden olabilir.

Üçüncü unsur kira bedeli ve ödeme koşullarıdır. Aylık kira tutarı rakam ve yazıyla belirtilmeli, ödeme günü ve yöntemi (banka havalesi, EFT vb.) netleştirilmelidir. Banka aracılığıyla yapılan ödemeler, ispat kolaylığı açısından kesinlikle tercih edilmelidir.

Dördüncü unsur kira süresidir. Başlangıç ve bitiş tarihleri gün, ay, yıl olarak açıkça yazılmalıdır. Belirsiz süreli sözleşmeler hukuken geçerli olmakla birlikte tahliye süreçlerini karmaşık hâle getirebilir.

Son olarak depozito tutarı ve iade koşulları sözleşmede mutlaka düzenlenmelidir. Türk Borçlar Kanunu’nun 342. maddesi uyarınca konut kiralarında depozito üç aylık kira bedelini aşamaz. Depozitonun banka hesabında bloke tutulması yasal bir zorunluluk olup bu kurala uyulmaması kiraya veren açısından hukuki sorumluluk doğurabilir.

Kira Kontratı Nasıl Hazırlanır? Adım Adım Süreç

Kira kontratı hazırlama süreci, mülkün teslimiyle başlar ve noterde ya da taraflarca imzalanmasıyla tamamlanır.

Birinci adım mülk durum tespitinin yapılmasıdır. Teslim öncesinde kiralanan yerin fotoğraflanması, mevcut hasarların yazılı olarak kayıt altına alınması ve bir tutanakla imzalanması gerekir. Bu tutanak, çıkışta depozito anlaşmazlıklarının önündeki en güçlü kalkan işlevi görür.

İkinci adımda taraf bilgileri ve mülk detayları doğrulanır. Kimlik fotokopileri alınmalı, tapu bilgileri e-Devlet üzerinden ya da tapu müdürlüğünden teyit edilmelidir. Kiraya verenin mülkü kiraya verme yetkisine sahip olup olmadığı kontrol edilmesi gereken kritik bir noktadır.

Üçüncü adımda sözleşme metni hazırlanır. Piyasada örnek kira sözleşmesi şablonları bulunmakla birlikte bu şablonlar çoğunlukla genel nitelikte olup mülke veya taraflara özgü özel koşulları kapsamamaktadır. Özel koşullar ek maddeler hâlinde açıkça düzenlenmelidir.

Dördüncü adımda kira artış oranı belirlenir. Türk Borçlar Kanunu’nun 344. maddesi uyarınca konut kiralarında bir yıllık kira artışı, bir önceki kira yılının tüketici fiyat endeksi (TÜFE) on iki aylık ortalamasını aşamaz. Bu sınırı aşan sözleşme maddeleri geçersiz sayılır.

Beşinci ve son adımda sözleşme imzalanır. İmza aşamasında iki nüsha düzenlenerek her iki tarafın da bir örneği saklaması sağlanır. Yüksek kira bedellerini veya uzun süreli kiralamaları içeren sözleşmelerin noterden onaylatılması, güçlü bir ispat aracı oluşturur.

Kira Sözleşmesinde Hangi Maddeler Mutlaka Yer Almalıdır?

Örnek kira sözleşmesi metinlerinin büyük çoğunluğu, asgari hukuki gereklilikleri karşılamaktadır. Ancak asgari gereklilikler çoğunlukla tarafları tam anlamıyla korumaya yetmez. Sözleşmede mutlaka yer alması gereken maddeler şöyle sıralanabilir:

Yan giderlerin paylaşımına ilişkin madde, en sık ihmal edilen konuların başında gelir. Doğalgaz, elektrik, su, internet, aidat ve ortak alan bakım giderleri gibi kalemlerin kime ait olduğu sözleşmede açıkça belirtilmelidir. Belirtilmediği takdirde kiracı ile kiraya veren arasında çıkan bu tür anlaşmazlıklar zaman kaybına ve gereksiz hukuki süreçlere neden olmaktadır.

Bakım ve onarım sorumluluğu da net biçimde düzenlenmelidir. Türk Borçlar Kanunu genel olarak kiralanan mülkün kullanımını olumsuz etkileyen önemli arızaların kiraya verene, günlük ve küçük bakımların ise kiracıya ait olduğunu belirtir. Ancak bu ayrım sözleşmede somutlaştırılmadığında tartışmaya açık kalır.

Alt kiralama yasağı maddesi özellikle konut kiralarında büyük önem taşır. Kiraya verenin onayı olmaksızın mülkün başkasına kiralanması ya da devredilmesi açıkça yasaklanmalıdır.

Erken tahliye durumunda uygulanacak koşulların sözleşmede yer alması da zorunludur. Kiracının kontrat süresi dolmadan taşınmak istediği durumda kaç ay önceden bildirim yapacağı ve tazminat yükümlülüğünün ne olduğu baştan belirlenmezse bu süreç her iki taraf için de son derece sancılı geçebilir.

Kiracı ve Ev Sahibi Haklarını Koruyan Maddeler Nelerdir?

Kira sözleşmesi tek taraflı koruma aracı değildir; iyi hazırlanmış bir kontratta hem kiracının hem de ev sahibinin hakları dengeli biçimde güvence altına alınır.

Kiracıyı koruyan maddeler arasında kira artış tavanının açıkça belirtilmesi öne çıkar. Kiraya verenin keyfi artış yapmasını engelleyen bu madde, TÜFE sınırına atıfla düzenlenmeli ve yıllık artış dönemleri net biçimde yazılmalıdır. Bunun yanı sıra depozitonu iade koşulları, çıkış tutanağının karşılıklı imzalanması zorunluluğu ve mülkün hangi koşullarda teslim alındığına dair giriş tutanağı, kiracının çıkışta haksız kesintilere maruz kalmasını önler.

Kiraya vereni koruyan maddeler arasında ise kira gecikmesinde uygulanacak gecikme faizi hükmü önemlidir. Borçlar Kanunu’nda bu oran düzenlenmiş olmakla birlikte taraflar daha yüksek bir faiz oranı üzerinde anlaşabilir. Mülkü amacı dışında kullanma yasağı da kiraya veren açısından kritik bir maddedir; örneğin konut olarak kiralanan bir mülkün işyerine dönüştürülmesi tahliye sebebi teşkil etmeli ve bu husus sözleşmede açıkça düzenlenmelidir.

Her iki tarafı birlikte koruyan en önemli madde ise uyuşmazlık çözüm yoludur. Tarafların anlaşmazlık hâlinde hangi mahkeme veya arabuluculuk sürecine başvuracağı sözleşmede belirlenmesi, zaman ve maliyet açısından büyük tasarruf sağlar. Türkiye’de 2018 yılından itibaren kira uyuşmazlıklarında dava açmadan önce arabuluculuğa başvurulması zorunlu hâle getirilmiş olup bu sürecin işleyişini bilen bir kira avukatıyla çalışmak süreci önemli ölçüde kısaltmaktadır.

Comments are closed

WhatsApp Ara