Sarıhan Hukuk ve Danışmanlık 2023 yılında avukat Seda Sarı tarafından Eskişehir’de kurulmuştur. Dinamik kadrosuyla müvekkillere hızlı ve etkin bir hizmet vermektedir. Ulusal ve uluslararası alanda hukukun birçok dalında hizmet vermekte olan Sarıhan Hukuk Eskişehir Odunpazarı’nda bulmaktadır.

Depremde Evi Hasar Gören Kiracı İlk Olarak Ne Yapmalı?

depremde evi yıkılan kiracının hakları

Deprem gibi ani ve yıkıcı afetlerde kiracıların en çok zorlandığı konuların başında, barınma güvenliği ve hukuki hakların ne olduğu gelir. Özellikle depremde kiracı hakları konusunda yeterli bilgiye sahip olunmaması, sürecin daha da karmaşık hale gelmesine neden olabilir. Bu noktada, atılacak ilk adımların bilinçli şekilde belirlenmesi büyük önem taşır. Hasar tespiti, tahliye durumu, kira ödemesi ve sözleşmenin geleceği gibi konuların her biri hukuki sonuçlar doğurur. Bu nedenle deprem sonrası sürecin bir kira avukatı rehberliğinde yürütülmesi, ileride yaşanabilecek hak kayıplarının önüne geçilmesini sağlar.

Kiracının ilk yapması gereken, can güvenliğini sağladıktan sonra konutun kullanım durumunu netleştirmektir. Yetkili kurumlarca yapılan hasar tespit raporları, evin “oturulabilir”, “ağır hasarlı” veya “yıkık” olup olmadığını belirler. Bu tespit, kiracının konutta kalıp kalamayacağını ve kira sözleşmesinin akıbetini doğrudan etkiler. Aynı zamanda, ev sahibine durumun yazılı olarak bildirilmesi ve mümkünse fotoğraf, video gibi delillerle hasarın belgelenmesi de büyük önem taşır.

Deprem Sonrası Konutta Oluşan Hasarı Kim Karşılar?

Deprem sonrası en sık sorulan sorulardan biri, meydana gelen hasarın kim tarafından karşılanacağıdır. Genel kural olarak, konutun yapısal bütünlüğünden kaynaklanan hasarlardan ev sahibi sorumludur. Çünkü kiralanan taşınmazın ayıpsız ve kullanıma elverişli şekilde kiracıya teslim edilmesi ve bu durumun kira süresi boyunca korunması, ev sahibinin yükümlülüğüdür.

Deprem sonucu ortaya çıkan çatlaklar, kolon hasarları, duvar yıkılmaları veya binanın genel güvenliğini etkileyen durumlar kiracının kusurundan kaynaklanmadığı için, bu zararların giderilmesi kiracıdan talep edilemez. Ancak kiracının kendi eşyalarında oluşan zararlar bu kapsamın dışındadır. Kiracının kişisel eşyaları için ayrıca bir sigortası yoksa, bu zararlar ev sahibi tarafından karşılanmaz.

Öte yandan, hasarın boyutu konutun tamamen kullanılamaz hale gelmesine yol açıyorsa, bu durum kira ilişkisinin devamını da doğrudan etkiler. Bu noktada hasarın niteliği ve resmi raporlar belirleyici olur.

Deprem Nedeniyle Kiracının Tazminat Sorumluluğu Doğar mı?

Deprem, hukuki açıdan “mücbir sebep” olarak kabul edilir. Mücbir sebep niteliği taşıyan olaylarda, tarafların kusurundan söz edilemez. Bu nedenle deprem nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı kiracının tazminat sorumluluğu doğmaz. Yani kiracı, deprem sonucu meydana gelen yıkım veya ağır hasar sebebiyle ev sahibine tazminat ödemek zorunda değildir.

Ancak burada önemli bir ayrım yapılmalıdır. Eğer kiracı, deprem sonrası yetkili mercilerce “oturulamaz” raporu verilen bir konutta kalmaya devam eder ve bu süreçte ek zararlara neden olursa, bu durum farklı bir hukuki değerlendirme gerektirebilir. Bu nedenle resmi hasar tespit sonuçlarının dikkate alınması ve buna uygun hareket edilmesi gerekir.

Özellikle bu tür sınır durumlarda, depremde evi yıkılan kiracının hakları kadar, kiracının sorumluluklarının da doğru değerlendirilmesi gerekir. Bu değerlendirme çoğu zaman teknik ve hukuki bilgi gerektirdiğinden, bir kira avukatından görüş almak sürecin sağlıklı ilerlemesine yardımcı olur.

Deprem Sonrası Kira Sözleşmesi ve Kira Ödeme Yükümlülüğünün Durumu

Deprem sonrası kira sözleşmesinin akıbeti, konutun kullanım durumuna göre belirlenir. Eğer konut hasar görmüş ancak kullanılabilir durumdaysa, kira sözleşmesi kural olarak devam eder. Ancak bu durumda kiracı, kullanımda meydana gelen azalma oranında kira bedelinde indirim talep edebilir.

Konutun tamamen kullanılamaz hale gelmesi veya yıkılması durumunda ise kira sözleşmesi kendiliğinden sona erer. Bu durumda kiracının kira ödeme yükümlülüğü de ortadan kalkar. Özellikle depremde evi yıkılan kiracının hakları kapsamında, kiracının kullanamadığı bir taşınmaz için kira ödemeye zorlanması hukuka aykırıdır.

Hasarın geçici nitelikte olduğu durumlarda ise kira sözleşmesi askıya alınmış sayılabilir. Bu süreçte kiracının kira ödeme borcu da geçici olarak durur. Ancak her somut olayın kendi koşulları içinde değerlendirilmesi gerektiğinden, sözleşmenin durumu mutlaka hukuki açıdan analiz edilmelidir.

Depremde Ev Sahibi Kiracıyı Tahliye Edebilir mi?

Deprem sonrası ev sahibi, tek taraflı olarak kiracıyı tahliye edemez. Tahliye ancak hukuken geçerli sebeplerin varlığı halinde mümkündür. Binanın ağır hasarlı veya yıkılma riski taşıdığına dair resmi bir rapor bulunması durumunda, tahliye güvenlik gerekçesiyle gündeme gelebilir. Ancak bu, keyfi bir tahliye anlamına gelmez; kamu güvenliği amacıyla alınmış bir önlemdir.

Bunun dışında, deprem gerekçesiyle kiracının tahliye edilmesi isteniyorsa, ev sahibinin bu talebi hukuki dayanaklarla desteklemesi gerekir. Aksi halde yapılan tahliye girişimleri hukuka aykırı olur. Bu tür durumlarda kiracının sessiz kalması, ileride hak kaybına yol açabilir.

Tahliye sürecinin hukuka uygun yürütülüp yürütülmediğinin değerlendirilmesi, çoğu zaman uzmanlık gerektirir. Bu nedenle bir kira avukatı aracılığıyla sürecin takibi, kiracının lehine sonuçlar doğurabilir.

Deprem Sonrası DASK Zorunluluğu ve Kiracının Hukuki Konumu

DASK, yani Zorunlu Deprem Sigortası, konutun yapısal zararlarını karşılamaya yönelik bir sigorta türüdür. Bu sigortanın yaptırılması ev sahibinin sorumluluğundadır. Kiracının DASK kapsamında doğrudan bir hak sahibi olması söz konusu değildir. Ancak DASK’tan alınan tazminat, konutun onarımı veya yeniden inşası için kullanılır.

Kiracının bu noktadaki hukuki konumu dolaylıdır. DASK ödemesinin yapılmaması veya ev sahibinin sigortayı yaptırmamış olması, kiracının haklarını ortadan kaldırmaz. Kiracı, konutun kullanılamaz hale gelmesi halinde kira sözleşmesinin sona erdiğini ileri sürebilir.

Bu süreçte depremde kiracı hakları kapsamında en önemli husus, kiracının barınma ihtiyacının göz ardı edilmemesidir. DASK’ın varlığı ya da yokluğu, kiracının kira ödeme yükümlülüğünü doğrudan belirlemez.

Depremzede Kiracılar TOKİ Konutlarından Yararlanabilir mi?

Deprem sonrası devlet tarafından yürütülen konut projelerinde, kiracıların da belirli şartlar altında hak sahibi olabildiği görülmektedir. TOKİ tarafından yapılan deprem konutlarında, yalnızca ev sahipleri değil, depremde evi yıkılan kiracının hakları kapsamında bazı kiracılar da bu imkanlardan yararlanabilmektedir.

Bu haklar, genellikle ilgili idarelerin belirlediği kriterlere bağlıdır. Kiracının deprem öncesinde o konutta ikamet ettiğini belgeleyebilmesi, başka bir konutunun bulunmaması ve belirli sürelerle o bölgede yaşamış olması gibi şartlar aranabilir. Başvuru süreçleri dönemsel olarak değişebildiği için güncel duyuruların takip edilmesi gerekir.

Deprem Sonrası Kiracılara Sağlanan Barınma ve Kira Destekleri

Deprem sonrası kiracılar için en önemli destek alanlarından biri, barınma ve kira yardımlarıdır. Devlet tarafından sağlanan geçici barınma alanları, konteyner kentler ve kira destekleri, kiracıların bu zorlu süreci daha az mağduriyetle atlatmasını amaçlar.

Kira yardımları, belirli sürelerle ve belirli tutarlarda sağlanır. Bu yardımlardan yararlanabilmek için başvuru şartlarının eksiksiz yerine getirilmesi gerekir. Başvurular genellikle e-Devlet üzerinden veya ilgili kurumlar aracılığıyla yapılır. Sürecin kaçırılması halinde hak kaybı yaşanabileceği için dikkatli olunmalıdır.

Bu noktada, depremde kiracı hakları yalnızca teorik bilgilerden ibaret değildir. Hakların fiilen kullanılabilmesi, doğru başvuru ve zamanlama ile mümkündür. Özellikle kira yardımı, tahliye, sözleşmenin sona ermesi gibi konularda tereddüt yaşayan kiracıların, süreci bir kira avukatı ile birlikte değerlendirmesi, hakların etkin şekilde korunmasını sağlar.

Comments are closed