Sarıhan Hukuk ve Danışmanlık 2023 yılında avukat Seda Sarı tarafından Eskişehir’de kurulmuştur. Dinamik kadrosuyla müvekkillere hızlı ve etkin bir hizmet vermektedir. Ulusal ve uluslararası alanda hukukun birçok dalında hizmet vermekte olan Sarıhan Hukuk Eskişehir Odunpazarı’nda bulmaktadır.

Kiracının Oturabilecek Konutunun Olması

 

Kiracının oturabilecek konutunun olması halinde fesih davası Türk Borçlar Kanunu’nun 352.madddesinin .fıkrasında düzenlenmiştir. Anılan hükme göre; Kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin aynı ilçe veya belde belediye sınırları içinde oturmaya elverişli bir konutunun bulunması durumunda kiraya veren, kira sözleşmesinin kurulması sırasında bunu bilmiyorsa, sözleşmenin bitiminden başlayarak bir ay içinde sözleşmeyi dava yoluyla sona erdirebilir.

Kiracının  Oturabilecek Konutunun Olması Halinde Boşalttırma Davasının Şartları

Kiraya veren; en geç davanın açılması için öngörülen sürede dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse, dava açma süresi 1 yıl uzamış sayılır.Hükmün uygulanabilmesi için,kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin oturmaya elverişli bir konutunun bulunması gerekir.Konutun kiracının ya da birlikte yaşadığı eşinin üzerinde olması arasında fark yoktur. Yalnız kiracının eşinin konutunun bulınması nedeniyle boşaltma davası açılabilmesi için eşlerin birlikte yaşamaları şarttır.Karı koca ayrı yaşıyorlarsa artık eşin konutunun bulunduğu ileri sürülerek tahliye istenemez.Birlikte yaşamaktan kasıt eşler arasında ayrılık kararı verilmemiş olmasıdır. Bu nedene dayanılarak ancak konut olarak oturabilecek yerler boşalttırabilir.Buna karşılık işyeri olarak kiraya verilen yerler bu nedene dayanılarak boşalttırılamaz. Ayrıca kiracının bu nedenle tahliyesi için kendi konutunun oturmaya elverişli olması gerekir.

Kiracının ya da birlikte yaşadığı eşinin adına kayıtlı olan konutta o anda bir başkasının oturmakta olması boşaltma davası açmaya engel değildir. Eğer kiracının taşınmazında başka bir kiracı oturuyorsa, o da kendi kiracısına karşı konut gereksinimi nedeniyle boşaltma davası açmalıdır.

TBK m.352/III hükmünün uygulanabilmesi için kiracının ya da birlikte yaşadığı eşinin evinin, aynı belde veya ilçe belediye sınırları içerisinde olması gerekir. Büyükşehir Belediye Sınırları içerisinde, fakat farklı bir ilçe sınırları içerisinde konutun bulunması,bu nedene dayanarak dava açılmasına engel olur.

Kiracının ya da eşinin intifa hakkına sahip olduğu veya paylı ya da elbirliği ile malik olduğu bir konutun olması da TBK m.352/III hükmünün uygulanması için yeterlidir. Kiracının ya da eşinin paylı malik olduğu durumlarda(pay ev paydaş çoğunluğu sağlayacak kadar) diğer maliklere, kiracının ya da o konutta oturmaya rızaları olup olmadığının sorulması (tahsis kararının alınmış olması) gerekir.

Elbirliği halinde(iştirak halinde) mülkiyette ise oybirliği gerekir.

Birden fazla kiracının olduğu durumlarda, bütün kiracıların ya da birlikte yaşadığı eşlerinin oturulabilir konutlarının olması gerekir.

Bu madde hükmüne dayanılarak dava açıldıktan sonra kiracının ya da eşinin evini satması bu davayı engellemez. Ancak bu konutun(satılmamış olsaydı) oturmaya elverişli olup olmadığı yine incelenmelidir.

TBK m.352/III maddesi hükmüne dayanılarak boşaltma davası açılabilmesi için sözleşmenin kurulması sırasında kiraya verenin, kiracının veya eşinin aynı ilçe belde  ve belediye sınırları içerisinde konutunun bulunduğunu bilmemesi de şarttır.

Kiracının Oturabilecek Konutunun Olması Halinde Boşalttırma Davasının Tarafları

Kiracının Oturabilecek Konutunun Olması Halinde Boşalttırma Davasını ,Gerek malik sıfatını taşıyan gerekse malik olmayan kiraya veren bu davayı açabilir.

Kiracının  Oturabilecek Konutunun Olması Halinde Boşalttırma Davasında Zamanaşımı

Davanın sözleşmenin bitiminden itibaren bir ay içinde açılması gerekir. Örneğin kira sözleşmesi üç yıl için kurulmuşsa dava ancak üç yıllık sürenin dolmasından itibaren 1 ay içinde açılabilir. Buna karşılık sözleşme yenilenirse yenileme süresi bir yıl olduğu için dava bir yılın dolmasından itibaren bir ay içinde açılabilir.Önceden bildirimde bulunulmasına gerek yoktur.

Kiracının Oturabilecek Konutunun Olması Halinde Açılacak Davada Yetkili ve Görevli Mahkeme

Kiracının Oturabilecek Konutunun Olması Halinde Açılacak davada görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemeleridir.

Yetkili mahkeme ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. Taşınmazın Eskişehir’de olması halinde Eskişehir Sulh Hukuk Mahkemeleri yetkili olacaktır.

SONUÇ

Kira hukuku” kapsamında, kiracının başka bir konutunun olup olmaması kiracılık ilişkisini doğrudan etkilemez. Ancak, ev sahibi, belirli durumlarda kiracıyı tahliye ettirmek için bazı özel şartlara dayanabilir. Kiracının başka bir konutunun bulunması, ev sahibinin tahliye davası açabilmesi için kullanılabilir bir gerekçe olabilir, ancak bu durumun bazı şartları vardır.

Türk Borçlar Kanunu’na göre ev sahibinin kiracıyı tahliye ettirebileceği durumlar:

  1. İhtiyaç Nedeniyle Tahliye: Ev sahibi, kendisi, eşi, çocukları veya bakmakla yükümlü olduğu kişiler için konutu kullanma ihtiyacı olduğunu gerekçe göstererek kiracıyı tahliye ettirebilir. Bu durumda ev sahibinin gerçek bir ihtiyaç göstermesi ve bunu ispat etmesi gerekmektedir.

  2. Kiracının Başka Bir Evi Varsa: Ev sahibi, kiracının kiraladığı konut dışında oturabileceği bir evi varsa ve bu ev aynı şehirdeyse, kiracıya bu durumu bildirerek tahliye talebinde bulunabilir. Ancak, ev sahibinin bu durumu mahkemeye taşıması ve tahliye kararı alması gerekmektedir.

Tahliye süreci: Ev sahibi doğrudan kiracıyı çıkaramaz, mahkeme kararı gereklidir. Ayrıca, kiracının konutunun olması, ev sahibinin otomatik olarak tahliye hakkı kazandığı anlamına gelmez. Kiracının başka bir evinin olup olmadığı ve bu evin kiralanan eve alternatif olup olmadığı gibi hususlar mahkeme tarafından değerlendirilir.

Av.Seda SARI

Sarıhan Hukuk ve Danışmanlık

Comments are closed