Sarıhan Hukuk ve Danışmanlık 2023 yılında avukat Seda Sarı tarafından Eskişehir’de kurulmuştur. Dinamik kadrosuyla müvekkillere hızlı ve etkin bir hizmet vermektedir. Ulusal ve uluslararası alanda hukukun birçok dalında hizmet vermekte olan Sarıhan Hukuk Eskişehir Odunpazarı’nda bulmaktadır.

Marka Hakkı

MARKA TESCİL İŞLEMLERİ  MARKA HAKKINA TECAVÜZ SAYILAN HALLER

Marka hakkı tescille kazanılan bir mülkiyet hakkıdır. Marka sahibi tescilli markasından kaynaklanan haklara mutlak olarak sahiptir. Bu haklardan biri de SMK kapsamında korunan marka hakkına tecavüzden kaynaklanan tazminat talep etme hakkıdır.

Marka Nedir?

Markalar konusunda yürürlükte olan Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 5. maddesine göre marka, “bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması koşuluyla, kişi adları dahil özellikle sözcükler, şekiller, harfler, sayılar malların biçimi veya ambalajları gibi çizimle görüntülenebilen veya benzer biçimde ifade edilebilen, baskı yoluyla yayınlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü işaretler. “olarak ifade edilmektedir.

Marka olarak kullanılacak işaret bir işletmenin mal veya hizmetlerini diğerlerinden ayırt etmeli ve bu ayrımı sağlayacak şekilde de her türlü kişi adları, sözcükler, şekiller, resimler, logolar, harfler, sayılar, malların veya ambalajların biçimi, üç boyutlu şekiller, renkler, kokular marka olarak kullanılabilmektedir.

Kanundaki bu tanıma göre markanın ayırt edici niteliğe sahip olması gerekmektedir. Ürünün ayırt ediciliği tüketici çevresince belirgin olmakla, ürünün müşteri tarafından tekrar erişilebilmesi ve satın alınabilmesini sağlamaktadır. Ayırt ediciliği güçlü yani kesin ve açık olan markaların koruma kapsamı daha geniş olacaktır.

Marka Hakkının Sahibine Sağladığı Haklar

SMK ile sağlanan marka koruması tescil yolu elde edilir. Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibi marka üzerinde tasarrufta bulunabilir,markadan ekonomik ve kişisel menfaat sağlama amacı ile yararlanabilir. Marka sahibi marka hakkını tek başına kullanır. Markanın başkaları tarafından kullanılmasını da engelleme hakkına sahiptir. Markanın tekliği benzerleri veya taklitleri tarafından ihlal edildiğinde yani markaya karşı bir tecavüz gerçekleştirildiğinde marka sahibi bu ihlallerin önlenmesini talep etme hakkına sahiptir.

Markanın tescil edildiği marka ve hizmetlerle ilgili olarak markanın bir kısmı veya tamamı bir başkasına devredilebilir. Rehin hakkı söz konusu olabilir. Marka sahibi markayı işletmeden bağımsız olarak teminat gösterebilir.

Tescilli bir markanın kullanım hakkı lisans sözleşmesine konu edilebilir. Lisans alan taraf marka sahibi gibi markayı kullanma hakkına sahip olur. Markanın itibarından gücünden faydalanır.

Tescil Durumlarına Göre Markalar

Tescilli Marka

Tescilli marka, ilgili ofis nezdinde sicile kayıtlı olan ve bu yolla markalar ile ilgili özel kanunlar tarafından sağlanan koruma yöntemlerinden faydalanma hakkına sahip olan markalardır. Türk Marka Hukuku bakımından TÜRKPATENT nezdinde tescil edilmiş olan marka SMK kapsamında markalara sağlanan tüm korumadan faydalanabilmektedir.

Tescilsiz Marka

Tescil edilmemiş olmasına rağmen ayırt edicilik fonksiyonunu taşıyan işaretler tescilsiz markalardır. Tescilsiz markalar ilgili ofis nezdinde tescilli olmadığı için markalar bakımından mevcut olan özel kanunların korumasından faydalanamamaktadır.

Marka Hakkının Tescili

6769 sayılı SMK‟ nın 7/1 maddesi gereğince marka hakkı ile sağlanan koruma tescil yoluyla elde edilir. Marka tescili için TÜRKPATENT‟e marka başvurusu yapılır. Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşları ,Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yerleşim yeri olan veya sınai ya da ticari faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişiler marka tescili için başvuru yapabileceklerdir. Başvuruda bulunabilmek için başvuru sahibinin tacir olması veya ticari işletmesinin bulunması gerekmemektedir. Gerçek kişiler de kendi adlarına marka tescil başvurusunda bulunabilmektedirler Ancak birden çok marka için tek bir başvuru yapılamamaktadır. Marka tescili yapılan başvuru üzerine TPMK tarafından yürütülen idari sürecin sonun gerçekleşmektedir. Başvuru sonrası yapılan incelemede, başvuruda eksiklik varsa eksiklikler başvuru sahibi tarafından yasal süresi içerisinde giderilir, marka başvurusunda herhangi bir itirazın olmaması veya yapılan itirazların reddedilmesi ve mutlak ret nedenlerinden birini içermemesi halinde marka tescil edilerek sicile kaydedilir. Markanın tescilinin zorunlu olmamasıyla birlikte tescil edilmesi hak sahibine daha ciddi ve güçlü koruma sağlar . Marka tescil süresi yaklaşık 6-12 ay sürmektedir.

Yine SMK’nın 23. maddesine göre marka tescilinden doğan korumanın başlangıcı, marka başvurusunun yapıldığı tarihtir. Marka tescil başvurusu ile tescilin bültende yayınlandığı tarih arasında geçen sürede başvuru sahibi, yapılan marka başvurularına itiraz hakkına veya tecavüz teşkil eden eylemlere karşı hukuki başvurularda bulunma hakkına sahiptir.

Marka Hakkına Tecavüz

Marka üzerindeki hak, inhisari hakları içeren bir mutlak hak niteliğindedir. Marka üzerindeki bu mülkiyet hakkı, hak sahibine izni alınmadan markasının kullanılmasını önleme yetkisini vermektedir. Marka sahibinin izni olmaksızın kullanılması veya üzerinde tasarrufta bulunulması marka hakkına tecavüz sayılır.

Marka Hakkına Tecavüz Sayılan Haller

Marka hakkına tecavüz haller SMK m. 29’da düzenlenmiştir.

Tescilli Markanın Aynısının Aynı Mal ve Hizmet İçin Kullanılması

Tescilli markanın birebir aynısının aynı mal veya hizmet sınıfındaki ürünlerde kullanılması tecavüz fiilini oluşturmaktadır TÜRKPATENT‟ in yayınlamış olduğu Marka İnceleme Kılavuzu‟nda ise aynılık, „karşılaştırılan işaretlerin özdeş, farksız, tıpa tıp taklit, aynen veya birebir kopya olmaları‟ şeklinde açıklanmıştır. Örneğin, markanın “ADİDAS” şeklinde yazılması ile “adidas” şeklinde yazılması veya kırmızı ya da siyah yazılması halinde aynılık kabul edilebilir.

Tescil Kapsamındaki Mal ve Hizmetlerde Kullanılması

Tescil Kapsamındaki SMK m. 7/2-a hükmü uyarınca aynı işaretin, tescilli markanın tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması halinde tecavüz suçunun oluşacağı kabul edilmiştir.

İlgili mal ve hizmetlerin benzer alıcı çevresine hitap edip etmedikleri, benzer ihtiyaçları ikame amacıyla kullanılıp kullanılmadıkları, birbirlerini tamamlayıcı veya birbiriyle rekabet eder nitelikte bulunup bulunmadıkları, pazara ulaşmada kullanılan satış yollarının benzerliği karıştırma ihtimalinde dikkate alınabilecektir.

Marka sahibi ile inhisarı olmayan lisans alan arasındaki sözleşmenin sona ermesinden sonra veya bayilik sözleşmesinin sona ermesinden sonra markanın bayi, acente veya lisans alan tarafından kullanılmaya devam edilmesi de yine markanın iktibas suretiyle tecavüzü sayılmaktadır.

Tescilli Marka Veya Ayırt Edilemeyecek Kadar Benzerinin Kullanılması Suretiyle Markayı Taklit Etmek

İşaret ile tescilli marka arasında küçük de olsa farklılıklar olması durumunda burada artık aynılıktan değil ayırt edilemeyecek kadar benzerlikten bahsedilir. Markalar arasındaki benzerliği karıştırma ihtimali araştırması yapılmasına gerek kalmaksızın açık bir biçimde anlaşılır olması gerekmektedir. Marka tecavüzü genel anlamda tecavüz eden kişinin markasının, markalar arasında karışıklık olasılığı oluşturacak kadar tescilli markaya benzer olduğu durumlarda gerçekleşmiş olur. Taklitçilik için karışıklık/karıştırma olasılığı yeterli olmayıp, tescilli marka ile işaret aynı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzer olması gerekmektedir.

Yargıtayın ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğuna kadar verdiği başka kararlara konu markalar ise; Moschino-Mischonos, Lacoste- Lacosse, Flex- Flex Seramik, Orchestra-Orkestra şeklindedir.

Yargıtay, “Coffee Mate” ve “Kafemet” markaları arasında işitsel benzerlik nedeniyle karıştırılma ihtimali olduğuna karar vermiştir.

SMK m. 6/1 hükmü: “Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir‟ şeklindedir.

SMK m. 7/2-b uyarınca “Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması‟ halinde marka sahibi tecavüzün önlenmesini talep edebilir.”

Marka Hakkının İhlali Durumunda Uygulanabilecek  Hukuki Yaptırımlar

Marka hakkının ihlalin tespiti halinde; marka hakkı sahibi marka hakkına ihlalin önlenmesi, marka hakkına ihlalin durdurulması, marka hakkının kaldırılması,marka hakkına yapılan ihlal nedeniyle maddi tazminat davası,marka hakkına yapılan ihlal nedeniyle manevi tazminat davası açma hakkına sahiptir.

Tazminat Davaları

Marka hakkına tecavüz halinde,marka hakkı sahibi uğradığı zararların tazmini için anılan fiili gerçekleştiren kişi veya kişilere karşı maddi tazminat davası açabilir. Açacağı tazminat davasında uğradığı zararı(fiili zarar) ve yoksun kalınan kazancı talep edebilir. Yoksun kalınan kazancın tazmini talebinde, marka sahibi Sınai Mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir miktarını talep edebilecektir. Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazancı ve, Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedelini marka sahibi talep edebilecektir.

Marka hakkına tecavüzün markanın tanınmışlık düzeyine ticari hayattaki durumuna piyasalardaki güvenilirliğine zarar vermesi halinde fiilin büyüklüğüne göre değişen oranlarda manevi tazminat davası da açabilir. “Marka hakkına tecavüz edilmesi durumunda, hakka konu ürün veya hizmetlerin, kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi ya da uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda” itibar tazminatının talep edilebilmesidir.

Ceza davaları

Marka hakkına tecavüz fiilini gerçekleştiren kişi veya kişilerin hukuki sorumluluğu bulunduğu gibi aynı zamanda cezai sorumluluğu da bulunmaktadır. Marka hakkı sahibi, tecavüz fiilini gerçekleştirenler hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunarak ayrıca bu kişilerin cezalandırılmasını da talep edebilecektir. SMK’nın 30.maddesine göre “Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üreten veya hizmet sunan, satışa arz eden veya satan, ithal ya da ihraç eden, ticari amaçla satın alan, bulunduran, nakleden veya depolayan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.”

Bu madde de yer alan suçlardan dolayı cezayı hükmedebilmek için markanın Türkiye’de tescilli olması şarttır ve şikayete bağlı bir suç olduğunu da belirtmek gerekir.

Zamanaşımı

Marka Hakkına tecavüz aynı zamanda bir haksız fiil olduğundan Türk Borçlar Kanunu’ndaki haksız fiil zamanaşımı süresi açılacak hukuk davalarında uygulanacaktır. Buna göre marka hakkı sahibi marka hakkına tecavüz hallerini ve bu halleri gerçekleştiren kişi veya kişileri öğrenmesinden itibaren 2 yıl ve herhalde 10 yıl içinde anılan davaları açabilecektir.

Görevli Mahkeme

Marka Hakkına tecavüz nedeniyle tescilli marka hakkı sahibi tarafından açılacak davalarda görevli mahkeme Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesidir.

Yetkili Mahkeme

Açılacak davalarda yetkili yer mahkemesi ise davacının(marka hakkı sahibinin) yerleşim yeri veya hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yahut bu fiilin etkilerinin görüldüğü yer mahkemesidir.

SONUÇ

Marka sahipleri, markalarının bilinirliğini arttırmak için çoğu zaman önemli yatırımlar ve tanıtım faaliyetleri yapmaktadır. Marka için tanıtım faaliyetleri internet sitelerinden ve sosyal medya üzerinden yoğun bir şekilde yapılmaktadır. Markanın bu bilinirliğinden faydalanan markayı taklit ederek haksız kazanç sağlayan kişilere karşı hukuksal korunma yollarına başvurabilmek için markanızın tescil edilmiş olması gerekmekte olup bu konuda hukuki destek alınması önem arz etmektedir.

Av. Seda SARI

Sarıhan Hukuk ve Danışmanlık

Comments are closed