Tehdit suçu; TCK m.106/1 de düzenlenmiştir. Buna göre; bir başkasını kendisinin veya yakınının hayatına vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Malvarlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise mağdurun şikayeti üzerine altı aya kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur.
Genel ve tamamlayıcı bir suç tipidir. Bazı suçlarda cebir ve tehdide araç olarak başvurulmaktadır. Böyle bir durumda cebir ve tehdit söz konusu suçun unsuru ya da nitelikli hali olarak ortaya çıkmaktadır. Herkes bu suçun faili olabilir. Mağdurun belirli veya belirlenebilir bir veya birden fazla kişi olması gerekir.
Suçun oluşması için tehdit konusunu oluşturan hukuksal değerlere yönelik bir saldırının gerçekleşmiş olmasına gerek yoktur. Saldırının gerçekleşme olasılığının objektif olarak varlığı yeterlidir. Nitekim Yargıtay’a göre; failin sarf ettiği sözlerin ve davranışlarının mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratmaya elverişli yeterli ve uygun olması gerekir. tehdidin konusunu oluşturan hukuksal değerlere yönelik zarar beyanının objektif olarak ciddi nitelik taşıması yeterli olup tehdidin karşı tarafça ciddiye alınmamış olması suçun oluşması bakımından önem taşımaz. Tehdide konu olan hukuksal değer mağdura ait olabileceği gibi üçüncü bir kişiye de ait olabilir. Başka bir anlatımla mağdurun yakınlık duyduğu bir üçüncü kişiye zarar verileceğinin mağdura bildirilmiş olması durumunda da tehdit suçu oluşur. Tehditten söz edilebilmesi için kötülüğün gerçekleştirileceğinin karşı tarafa bildirilmiş olması da gerekir.
Nitelikli Haller
Suçun Silahla İşlenmesi
Söz konusu nitelikli hal silahın mağdur üzerindeki korkunun etkisini artırdığı düşüncesine dayanmaktadır. Silahlı olması yeterli olmayıp bunu kullanmış olması da gerekir.
Suçun Kişinin Kendisini Tanınmayacak Bir Hale Koyması Suretiyle İşlenmesi
Nitelikli halin gerekçesini tehdidin meydana getirdiği korkunun ağırlığı mağdurun kendisini savunma ve faili teşhis olanağının azalması oluşturur. Kendini tanınmayacak hale koymak deyiminden anlaşılması gereken failin dış görünüş bakımından kim olduğunun bilinmemesini sağlayacak duruma gelmiş olmasıdır.
Suçun İmzasız Mektupla İşlenmiş Olması
Bu nitelikli hal bu durumun failin ahlaki kötülüğünü göstermiş mağdurun iç dünyasına daha fazla etki yapmış ve mağdurun kendisini savunma yeteneğini azaltmış olduğu düşüncesine dayanmaktadır.
Suçun Özel İşaretlerle İşlenmesi
Nitelikli hal mağdurun duyduğu korkunun yoğunluğuna dayanmaktadır. Fiilin tehdit anlamına gelebilecek herhangi bir işaretle örneğin mağdurun evinin kapısına çizilen ölüm işareti veya mağdurun evinin önüne kafatası bırakılması, doğrama anlamına gelen kesme işareti gibi haller nitelikli halin uygulanmasını gerektirir.
Suçun Birden Fazla Kişi İle Birlikte İşlenmesi
Bu nitelikli hal bir taraftan mağdurun duyduğu korkunun yoğunluğuna diğer taraftan da kendisini savunma olanağının azalmasına dayanmaktadır.
Saygılarımızla,
Eskişehir Avukat Seda Sarı





Comments are closed