Sarıhan Hukuk ve Danışmanlık 2023 yılında avukat Seda Sarı tarafından Eskişehir’de kurulmuştur. Dinamik kadrosuyla müvekkillere hızlı ve etkin bir hizmet vermektedir. Ulusal ve uluslararası alanda hukukun birçok dalında hizmet vermekte olan Sarıhan Hukuk Eskişehir Odunpazarı’nda bulmaktadır.

Rekabet Yasağı

Rekabet yasağı kapsamında işletmelerin dikkat etmesi gerekenler; hukuki açıdan girişimciler ve şirket sahipleri için son derece önemlidir. Bu makalemizde bir şirketin bir girişimcinin kurduğu işletmesinde rakip firmalar ile rekabet ederken rekabetin korunması mevzuatında dikkat etmesi gerekenler açıklanacaktır.

Rekabet Yasağı temel olarak 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ile düzenlenmiştir. İlaveten, rekabet hukukundan farklı olarak6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında da haksız rekabet hükümleri  ve işletmecilerin rekabet yasağı kapsamında dikkat etmesi gerekenler düzenlenmiştir. Bu bağlamda yeni kurulan bir işletmenin de mevcut bir şirketin de her iki mevzuatta da düzenlenen hükümlere uygun faaliyet göstermesi beklenmektedir.

Türk Ticaret Kanunu’na göre “Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır”. Haksız rekabet düzenlemesi çerçevesinde hangi fiillerin hukuka aykırı olacağı, detaylı bir biçimde Türk Ticaret Kanunu’nun 55. maddesinde düzenlenmiştir. İlgili maddenin 1. fıkrasının bentleri, bu durumları aşağıdaki şekilde konu bazında ele almıştır:

  1. Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar,
  2. Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek,
  3. Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak,
  4. Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek,
  5. İş şartlarına uymamak, ve
  6. Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak.

Yukarıda görüldüğü üzere haksız rekabet hükümleri, haksız rekabete maruz kalan işletmelerin korunmasını amaçlar. Haksız rekabet hükümleri koruması çerçevesinde bir zarar gören işletme, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine dayanarak adli mercilere şikâyette bulunabilmektedir.

Rekabet Yasağı kapsamında işletmelerin dikkat etmesi gerekenlerin bir kısmı Rekabet hukukunun temel mevzuatı olan 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun 1. maddesinde düzenlenmiştir. Bu mevzuatın amacını “mal ve hizmet piyasalarındaki rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaları ve piyasaya hâkim olan teşebbüslerin bu hâkimiyetlerini kötüye kullanmalarını önlemek, bunun için gerekli düzenleme ve denetlemeleri yaparak rekabetin korunmasını sağlamak” olarak belirtmiştir.

Başka bir deyişle rekabet hukuku iktisadi etkinliği sağlamak, mal ve hizmet piyasalarındaki serbest rekabet düzenini oluşturmak ve korumak amacıyla rekabet ihlallerine engel olmak, rekabet ihlallerini ortadan kaldırma amacıyla hareket eder.

Aynı veya arasında tedarik ilişkisi (rekabet hukukundaki tabirle “alt-üst pazar ilişkisi”) olan pazarlarda yer alan teşebbüslerin arasındaki ilişki rekabet hukuku bakımından önem taşır.

Rekabet hukuku kapsamında yatay düzlemde ilişkili olunan teşebbüslerle, yani rakiplerle iletişim, paylaşılan bilgilerin mahiyetinin en çok önem taşıdığı düzlemdir. Zira rakipler ile rekabet açısından hassas bilgilerin paylaşılması, 09.12.2014 tarih ve 14-49/877-397 sayılı Sürücü Kursları kararında da olduğu gibi Kurul tarafından bir ihlal olarak değerlendirilebilir. Rekabet açısından hassas bilgiler; fiyat, arz ya da üretim miktarı veya maliyet gibi ticari anlamda önemli ve stratejik nitelik taşıyan bilgilerdir. Bu nedenle rakipler ile iletişim kurulan her iletişim kanalının ve içeriğinin rekabet hukuku açısından ayrıca değerlendirilmesi, risklerin tespit edilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, “fiyat tespiti, müşterilerin, sağlayıcıların, bölgelerin ya da ticaret kanallarının paylaşılması, arz miktarının kısıtlanması veya kotalar konması, ihalelerde danışıklı hareket konularında, rakipler arasında gerçekleşen, rekabeti sınırlayıcı anlaşma ve/veya uyumlu eylemler” olarak tanımlanan karteller de rekabet hukuku mevzuatı tarafından yasaklanmıştır

Rekabet Yasağı Kapsamında İşletmelerin Dikkat Etmesi Gerekenler; işletmecilerin rakipleri ile rekabeti bozucu anlaşmalar yapmaktan kaçınması gerekirken, rakipleri ile paylaştığı bilgiler konusunda da son derece dikkatli olmalı, ticari ve stratejik bilgilerini rakipleri ile kesinlikle paylaşmamalıdır.

Rekabet Yasağı Uyarınca Haksız Rekabete Örnek Oluşturacak Davranışlar

  • Bir şirketin yanlış, yanıltıcı reklam, ilan, bilgilendirme vb. suretiyle ürün ve hizmetlerini olduğundan farklı göstererek tüketicileri yanıltması,
  • Bir şirketin satış aşamasında veya sonrasında ürün ve hizmet

kalitesi açısından gerekli yükümlülüklerini yerine getirmemesi veya geciktirmesi, hatalı, ayıplı malı geri almaması,

  • Bir şirketin reklam, ilan veya sair yollarla ticari rakiplerini kötülemesi, rakipleri hakkında gerçeğe aykırı beyanlarda bulunarak haksız rekabete neden olması,
  • Kamu kurumlarının açmış oldukları ihalelerde tek bir firmayı veya markayı işaret edecek nitelikte şartname düzenleyerek rekabeti kısıtlaması,
  • Bir şirketin başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemesi,
  • Bir şirketin kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunması veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmesi,
  • Bir şirketin paye, diploma veya ödül almadığı hâlde bunlara sahipmişçesine hareket etmesi,
  • Bir şirketin başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler alması,
  • Bir şirketin kendisini, mallarını, iş ürünlerini, faaliyetlerini, fiyatlarını, gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere kötüleyici veya gereksiz yere onun tanınmışlığından yararlanacak şekilde; başkaları, malları, iş ürünleri veya fiyatlarıyla karşılaştırması ya da üçüncü kişiyi benzer yollardan öne geçirmesi,
  • Müşterinin karar verme özgürlüğünün özellikle saldırgan satış yöntemleri ile sınırlanması,
  • Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek,
  • Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek,
  • Üçüncü kişilerin işçilerine, vekillerine ve diğer yardımcı kişilerine, haketmedikleri ve onları işlerinin ifasında yükümlülüklerine aykırı davranmaya yöneltebilecek yararlar sağlayarak veya önererek, kendisine veya başkalarına çıkar sağlamaya çalışmak,
  • İşçileri, vekilleri veya diğer yardımcı kişileri, işverenlerinin veya müvekkillerinin üretim ve iş sırlarını ifşa etmeye veya ele geçirmeye yöneltmek,
  • Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma,
  • Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek,
  • İş şartlarına uymamak; özellikle kanun veya sözleşmeyle, rakiplere de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymamak,
  • Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak.

4054 sayılı Kanun’un 6. Maddesinde bir veya birden fazla teşebbüsün mal veya hizmet piyasasındaki hâkim durumunu kötüye kullanması yasaklanmaktadır. Söz konusu düzenleme ile bulunduğu piyasada rakipleri ve müşterilerinden bağımsız hareket ederek fiyat, arz, üretim ve dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri belirleme gücüne sahip olan bir veya birden fazla teşebbüsün sahip oldukları gücü rekabeti sınırlamak amacıyla, dolayısıyla adil rekabete aykırı olarak kullanması yasaklanmakta, dolayısıyla piyasalarda rekabetçi olmayan uygulamalarla oluşacak bir tekelleşme halinin engellenmesi hedeflenmektedir.

Tüketiciler ve şirketler, rekabet ortamını bozduğu kanaatinde oldukları teşebbüs faaliyetlerine ilişkin ihbar yahut şikâyette bulunma hakkına sahiptirler.

Yapılan ihbar veya şikâyetlerin ciddi görülmemesi durumunda, Rekabet Kurulu tarafından açıkça reddedilmekte veya 60 gün içerisinde cevap verilmeyerek reddedilmiş kabul edilmektedir. Bununla birlikte Kurul’un edinmiş olduğu bilgiler ve yapılan araştırmaları değerlendirerek re’sen bir inceleme başlatması da mümkündür.

Rekabet Kurulu’nca ciddi görülen iddialar hakkında Kurul tarafından ön araştırma ya da doğrudan soruşturma kararı alınabilmektedir. Ön araştırma kararı verilmesi durumunda önaraştırma raporu 30 gün içerisinde hazırlanarak Rekabet Kurulu’na sunulur. Kurul 10 gün içerisinde raporu değerlendirerek soruşturma açılmasına gerek olup olmadığına karar verir. Soruşturma açılması kararının alınması halinde 6 aylık soruşturma süreci başlamış olur.     Rekabet ihlallerine ilişkin olarak Rekabet Kurumu’na başvurular ihbar, şikâyet ve Bakanlık talebi şeklinde yapılabilir. Başvuruların gerçek kişilerce ve kurum, kuruluş, birlik, dernek ve benzeri tüzel kişilerce yapılması mümkündür. Ancak Kuruma başvuruların yazılı olarak yapılması esastır. Başvurular, posta aracılığıyla Rekabet Kurumu’nun adresine gönderilebilir. Başvuruların şahsen de Kuruma teslim edilmesi mümkündür. Kurum’a başvuru, elektronik posta, faks, telefon gibi diğer şekillerde de yapılabilir.

Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. hükmü doğrultusunda Türk Ticaret Kanunu, bu haller için zararına hareket edilen tacir için koruyucu birtakım hükümler getirmiştir.

Rekabet Yasağı Kapsamında Haksız Rekabete Aykırı Filler ve Yaptırımı

  1. Yanıltıcı Reklam ve Bilgilendirme: Yanlış veya yanıltıcı bilgi vererek tüketicileri kandırmak ve bu şekilde haksız avantaj sağlamak.

  2. Taklit: Bir işletmenin ürünlerinin, hizmetlerinin veya markasının bir başka işletme tarafından kopyalanması veya taklit edilmesi. Bu durum, orijinal ürünlerin itibarını zedeleyebilir ve tüketicileri yanıltabilir.

  3. İtibar Zedeleme:

    Bir rakibin itibarını sarsmak amacıyla yanlış ve asılsız iddialarda bulunmak. Bu, doğrudan veya dolaylı yollarla olabilir.

  4. Endüstriyel Casusluk:

    Bir işletmenin ticari sırlarını veya gizli bilgilerini yasa dışı yollardan ele geçirmek.

  5. Müşteri ve Çalışan Çalma: Bir işletmenin müşteri veya çalışanlarını haksız yöntemlerle kendi bünyesine katmaya çalışmak.

Haksız rekabet hukuku çerçevesinde açılabilecek davalar ise aşağıdaki gibidir:

  • Tespit davası: Tek başına ileri sürülemeyecek olan bu talep, talebe konu fiilin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespit edilmesi için açılmaktadır.
  • Men davası: Haksız rekabetin men’i davası, gelecekte gerçekleşebilecek ve haksız rekabet teşkil edecek fiillerin gerçekleşmesini önlemek adına açılmaktadır.
  • Ref davası: Haksız rekabeti ref’i davası, dava zamanında mevcut bulunan bir haksız rekabet fiilinin varlığı halinde açılır. Bu dava ile haksız rekabet fiili ile zarar gören tacir, bu fiilin sonlandırılmasını, yani başka bir deyişle eski hale getirilmesini talep etmektedir.
  • Tazminat davası

SONUÇ

Rekabet hukukuna aykırı davranılması halinde yüksek miktarda idari para cezaları gibi birçok yaptırımla karşılaşılabileceği için rekabet kurallarına tam uyum tüm firmalar için büyük önem taşımaktadır. Bu doğrultuda, genel olarak rakip, yeniden satıcı, tedarikçi, müşteri ve diğer üçüncü kişilerle olan ilişkilerde nasıl hareket edileceği, yerinde incelemelerden önce, yerinde inceleme esnasında ve yerinde inceleme sonrasında nelerin yapılması gerektiği, şirket ve çalışanların hangi hareketlerinin rekabet hukuku mevzuatı kapsamında ihlal teşkil edebileceği gibi hususlara ilişkin olarak çalışanlara yol gösterici olması bakımından bir avukatın görüşü alınarak kurum içi bir kılavuz, prosedür yahut dokümanın hazırlanması bu hususta işletme çalışanlarının farkındalığını arttıracaktır.

Av. Seda SARI

Sarıhan Hukuk ve Danışmanlık

Comments are closed

WhatsApp Ara