Sarıhan Hukuk ve Danışmanlık 2023 yılında avukat Seda Sarı tarafından Eskişehir’de kurulmuştur. Dinamik kadrosuyla müvekkillere hızlı ve etkin bir hizmet vermektedir. Ulusal ve uluslararası alanda hukukun birçok dalında hizmet vermekte olan Sarıhan Hukuk Eskişehir Odunpazarı’nda bulmaktadır.

Kiralananın Haczedilmesi Durumunda Kiracının Hakları ve Kira Ödemesi

  • Home
  • Kira Davaları
  • Kiralananın Haczedilmesi Durumunda Kiracının Hakları ve Kira Ödemesi

Ev sahibinin borçları nedeniyle kiralanan taşınmazın haczedilmesi, kiracıları beklenmedik bir hukuki sürecin içine çeker. Kira alacağı ihtiyati haciz işlemleri başladığında kiracılar genellikle kiralarını kime ödeyeceklerini, evden çıkarılıp çıkarılmayacaklarını ve haklarının neler olduğunu bilmezler. Türkiye’de her yıl yaklaşık 200.000 taşınmaz hakkında haciz işlemi başlatılmakta ve bu taşınmazların önemli bir kısmında aktif kira ilişkisi bulunmaktadır. Kiracı olarak böyle bir durumla karşılaşmak stres yaratsa da kanunlar kiracıyı koruyan düzenlemeler içermektedir. Kira avukatı desteği almadan önce temel hakları bilmek, sürecin sağlıklı yönetilmesi açısından kritik önem taşır. İcra ve İflas Kanunu ile Türk Borçlar Kanunu, haciz sürecinde kiracının konumunu net biçimde tanımlamakta ve tahliye koşullarını sıkı kurallara bağlamaktadır.

Kiralanan Taşınmazın Haczi Ne Demektir?

Kiralanan taşınmazın haczi, ev sahibinin alacaklılarına olan borcunu ödememesi nedeniyle taşınmaz üzerine icra müdürlüğü tarafından konulan yasal kısıtlamadır. Haciz, taşınmazın satışını engelleyen veya satış bedelinin alacaklılara dağıtılmasını sağlayan bir tedbirdir. Bu işlem doğrudan kiracıyı değil, taşınmazın malikini hedef alır.

Haciz işlemi genellikle iki şekilde gerçekleşir. Birincisi kesin haciz olup alacaklının icra takibi başlatması ve borçlunun itiraz etmemesi veya itirazın kaldırılması sonucu uygulanır. İkincisi ise kira alacakları için ihtiyati haciz talebi şeklinde olup alacaklının alacağını güvence altına almak amacıyla mahkemeden aldığı tedbir kararıyla gerçekleştirilir. İhtiyati haciz, alacaklının alacağının tehlikede olduğunu kanıtlaması halinde dava açılmadan önce veya dava sürerken uygulanabilir.

Taşınmaz üzerine haciz konulduğunda icra müdürlüğü tapu müdürlüğüne haciz şerhi işlenmesi için yazı gönderir. Bu şerh, taşınmazın tapu kaydına işlenir ve üçüncü kişilere karşı ilan edilmiş sayılır. Kiracı açısından bu durum, kira sözleşmesinin geçerliliğini etkilemez ancak kira ödemelerinin yapılacağı muhatap değişebilir.

Haciz şerhi taşınmazın değerini ve satılabilirliğini etkiler. Yargıtay kararlarına göre hacizli taşınmaz üzerindeki kira ilişkisi, haciz işleminden bağımsız olarak devam eder. Kiracının kira sözleşmesinden kaynaklanan hakları, ev sahibinin borçlarından etkilenmez ve korunmaya devam eder.

Hacizli Evde Kiracının Hukuki Durumu

Hacizli evde oturan kiracının hukuki durumu, Türk Borçlar Kanunu ve İcra İflas Kanunu çerçevesinde güvence altındadır. Kiracı, ev sahibinin alacaklılarına karşı üçüncü kişi konumundadır ve bu nedenle ev sahibinin borçlarından doğrudan sorumlu tutulamaz.

Kiracının kira sözleşmesi, taşınmaz üzerine haciz konulmasıyla kendiliğinden sona ermez. Sözleşme, taraflar arasında kaydedildiği şekliyle geçerliliğini korur. Kiracı, sözleşmede belirlenen süre boyunca taşınmazda oturmaya devam edebilir. Ancak icra müdürlüğü, kira alacağı haciz talep işlemleri kapsamında kira bedellerinin kendisine ödenmesini isteyebilir.

Kiracının haczedilen taşınmazdaki eşyaları, ev sahibinin borçları nedeniyle haczedilemez. İcra memurları haciz için eve geldiklerinde kiracıya ait eşyaların ayrıştırılması gerekir. Kiracı, eşyalarının kendisine ait olduğunu fatura, garanti belgesi veya tanık beyanıyla ispatlayabilir. Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre kiracının zilyetliğindeki eşyalar, aksine güçlü delil bulunmadıkça kiracıya ait kabul edilir.

Kiracı, haciz işlemleri sırasında bazı haklara sahiptir. İcra memurlarının kimliklerini ve haciz kararını görme hakkı, haciz tutanağına itirazlarını yazdırma hakkı ve eşyalarının haksız haczedilmesi halinde istihkak davası açma hakkı bunlar arasındadır. İstihkak davası, hacizden itibaren 7 gün içinde icra mahkemesine açılmalıdır.

Haciz Durumunda Kira Bedeli Kime Ödenir?

Haciz durumunda kira bedelinin kime ödeneceği, icra müdürlüğünün kiracıya gönderdiği bildirime bağlıdır. İcra müdürlüğü, alacaklının talebi üzerine kiracıya haciz ihbarnamesi gönderebilir. Bu ihbarname ile kiracıdan, kira bedellerini artık ev sahibine değil icra müdürlüğünün hesabına yatırması istenir. 

İcra İflas Kanunu’nun 89. maddesi, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakların haczi konusunu düzenler. Kira alacağı ihtiyati haciz kararı alındığında veya kesin haciz uygulandığında, alacaklı kiracıya birinci haciz ihbarnamesi gönderilmesini talep edebilir. Bu ihbarname kiracıya tebliğ edildiğinde kiracı, kira bedellerini icra dosyasına yatırma yükümlülüğü altına girer.

Kiracı, haciz ihbarnamesini aldıktan sonra yapacağı kira ödemelerini icra müdürlüğüne yönlendirmelidir. Ev sahibine yapılan ödemeler, alacaklıya karşı ileri sürülemez ve kiracı aynı borcu tekrar icra dairesine ödemek zorunda kalabilir. Bu nedenle haciz ihbarnamesi alan kiracının derhal ödeme yöntemini değiştirmesi büyük önem taşır.

Kiracı, henüz haciz ihbarnamesi almadıysa kira bedelini ev sahibine ödemeye devam edebilir. Haciz şerhi tek başına ödeme muhatabını değiştirmez. Muhatabın değişmesi için kiracıya usulüne uygun tebligat yapılması zorunludur. Tebligat yapılmadan icra müdürlüğünün kiracıdan tahsilat yapması mümkün değildir.

Kiracı Haciz Sürecinde Tahliye Edilir mi?

Kiracının haciz sürecinde tahliye edilip edilmeyeceği, sürecin hangi aşamada olduğuna ve kiracının haklarını nasıl kullandığına bağlıdır. Haciz işleminin kendisi, kiracının tahliyesi için yeterli bir gerekçe oluşturmaz. Kiracı, kira sözleşmesi devam ettiği sürece taşınmazda oturmaya devam edebilir.

Taşınmazın icra yoluyla satışa çıkarılması halinde durum farklılaşır. İcra müdürlüğü taşınmazı açık artırmayla sattığında, yeni malik belirli koşullar altında kiracının tahliyesini talep edebilir. Ancak bu talep de bazı kurallara tabidir. İcra İflas Kanunu’nun 135. maddesi, ihale alıcısının kiracıyı tahliye etmek istemesi halinde uygulanacak prosedürü düzenler.

Yeni malik, taşınmazı devraldıktan sonra kiracıya tahliye için makul bir süre tanımalıdır. Yargıtay kararlarına göre bu süre genellikle kira döneminin sonuna kadar uzanır. Kiraya verenin değişmesi tek başına fesih sebebi oluşturmaz ve kiracı, sözleşme süresince tahliye edilemez. Belirli süreli sözleşmelerde sürenin dolması, belirsiz süreli sözleşmelerde ise fesih ihbarı koşulu aranır.

Kiracının kendi kusuruyla tahliye edilmesi ayrı bir konudur. Kira bedelinin ödenmemesi, taşınmaza zarar verilmesi veya komşulara rahatsızlık gibi durumlar, haciz sürecinden bağımsız olarak tahliye sebebi oluşturabilir. Bu durumda hem eski malik hem de yeni malik tahliye davası açabilir.

İcra Müdürlüğüne Kira Ödemesi Nasıl Yapılır?

İcra müdürlüğüne kira ödemesi yapmak için belirli prosedürlerin takip edilmesi gerekir. Kiracı öncelikle haciz ihbarnamesinde belirtilen icra dosya numarasını ve icra müdürlüğünün bilgilerini not etmelidir. Ödeme, bu bilgiler kullanılarak yapılır.

Ödeme yöntemleri arasında en yaygın olanı banka havalesidir. Kiracı, icra müdürlüğünün banka hesap numarasına kira bedelini yatırır ve açıklama kısmına icra dosya numarasını, borçlunun adını ve ödemenin hangi aya ait olduğunu yazar. Bu bilgilerin eksiksiz yazılması, ödemenin doğru dosyaya kaydedilmesi için zorunludur. 

Elden ödeme de mümkündür. Kiracı, icra dairesine giderek vezneye kira bedelini yatırabilir. Bu durumda makbuz alınması ve saklanması büyük önem taşır. Makbuz, ödemenin yapıldığının tek resmi kanıtıdır ve olası uyuşmazlıklarda delil olarak kullanılır.

Kiracının ödeme yaparken dikkat etmesi gereken hususlar vardır. Ödemenin her ay düzenli yapılması, kira bedelinin tam yatırılması ve ödeme kayıtlarının saklanması gerekir. Eksik veya gecikmeli ödemeler, hem ev sahibi hem de alacaklı tarafından sorun olarak görülebilir. Kiracı, icra müdürlüğüne yaptığı ödemelerin makbuzlarını ev sahibine de ibraz etmelidir.

Hacizli Taşınmazın Satışı Halinde Kiracının Hakları

Hacizli taşınmazın icra yoluyla satışa çıkarılması, kiracı için önemli bir dönüm noktasıdır. İcra müdürlüğü taşınmazı açık artırmayla sattığında, kiracının hakları belirli koşullar altında korunmaya devam eder. Kira sözleşmesinin tapuya şerh edilmiş olması bu noktada kritik bir avantaj sağlar.

Tapuya şerh edilmiş kira sözleşmeleri, yeni malike karşı ileri sürülebilir. Şerh, kira sözleşmesinin varlığını üçüncü kişilere ilan eder ve yeni malik bu sözleşmeyle bağlı hale gelir. Şerh edilmemiş sözleşmelerde ise durum farklıdır. Yeni malik, şerh edilmemiş kira sözleşmesini tanımak zorunda değildir ancak kiracıyı derhal tahliye etme hakkına da sahip değildir.

Türk Borçlar Kanunu’nun 310. maddesi, kiralananın el değiştirmesi halinde yeni malikin kira sözleşmesinin tarafı haline geleceğini düzenler. Bu hüküm, icra satışı yoluyla el değiştiren taşınmazlar için de geçerlidir. Yeni malik, kira sözleşmesinin tüm hak ve yükümlülüklerini devralır.

Kiracının ihale öncesi yapması gereken hazırlıklar vardır. Kira sözleşmesinin bir örneğini muhafaza etmek, depozito ve peşin ödenen kira bedellerini belgelemek, taşınmazda yapılan masrafların kayıtlarını tutmak bu hazırlıklar arasındadır. İhale sonrası yeni malikle iletişime geçmek ve mevcut durumu resmi olarak bildirmek de önemlidir.

Yeni Malik ile Kira İlişkisinin Devamı

Yeni malik ile kira ilişkisinin devamı, hem kiracı hem de yeni malik açısından belirli hak ve yükümlülükler doğurur. Yeni malik, eski malikin yerine geçerek kira sözleşmesinin tarafı olur. Kira bedeli, ödeme tarihi ve diğer sözleşme şartları değişmeden devam eder.

Yeni malik, kira bedelini kendisine ödenmesini talep etme hakkına sahiptir. Kiracı, mülkiyetin değiştiğini öğrendiği andan itibaren kira bedelini yeni malike ödemelidir. Ancak kiracının mülkiyet değişikliğinden haberdar olmadığı dönemde eski malike yaptığı ödemeler geçerlidir ve yeni malik bu ödemeleri kiracıdan tekrar talep edemez.

Depozito konusu özel bir önem taşır. Eski malike ödenen depozito, yeni malik tarafından iade edilmelidir. Türk Borçlar Kanunu’nun 333. maddesi, depozitonun kira ilişkisinin sona ermesiyle birlikte iadesini düzenler. Yeni malik, depozitoyu eski malikten tahsil etmemiş olsa bile kiracıya karşı iade yükümlülüğü altındadır.

Kira alacağı ihtiyati haciz sürecinden geçmiş taşınmazlarda yeni malik, eski döneme ait kira alacaklarını takip etme hakkına sahip değildir. Bu alacaklar eski malike aittir ve icra dosyasında alacaklılara dağıtılmak üzere tahsil edilmiştir. Yeni malik yalnızca mülkiyeti devraldığı tarihten sonraki kira bedellerini talep edebilir.

Kiracı ve yeni malik arasında yeni bir kira sözleşmesi yapılması zorunlu değildir ancak tavsiye edilir. Yeni sözleşme, tarafların hak ve yükümlülüklerini netleştirir, olası anlaşmazlıkları önler ve güven ortamı oluşturur. Sözleşme yenilenmese bile eski sözleşme tüm hükümleriyle geçerliliğini korur.

Comments are closed

WhatsApp Ara