Sarıhan Hukuk ve Danışmanlık 2023 yılında avukat Seda Sarı tarafından Eskişehir’de kurulmuştur. Dinamik kadrosuyla müvekkillere hızlı ve etkin bir hizmet vermektedir. Ulusal ve uluslararası alanda hukukun birçok dalında hizmet vermekte olan Sarıhan Hukuk Eskişehir Odunpazarı’nda bulmaktadır.

Rekabet Hukuku

Rekabet hukuku, serbest piyasa düzeninin korunmasını ve işletmeler arasındaki rekabetin adil şekilde sürdürülmesini amaçlayan temel hukuk alanlarından biridir. Pazar gücünün kötüye kullanılması, rakipler arası gizli anlaşmalar, tüketiciyi yanıltan uygulamalar ve piyasa yapısını bozabilecek birleşme–devralma işlemleri; rekabet hukuku bakımından doğrudan inceleme konusudur. Bu alan yalnızca işletmelerin faaliyet alanlarını değil, tedarik zincirinden fiyatlandırmaya, pazarlama stratejilerinden dağıtım modellerine kadar tüm ticari süreçleri etkiler. Günümüz koşullarında rekabet kurallarına aykırı en küçük bir eylem bile şirketler açısından ciddi idari para cezaları, marka değerinde gerileme ve uzun süreli hukuki yaptırımlar doğurabilmektedir.

Türkiye’de rekabet hukuku 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ile düzenlenmiş olup, Rekabet Kurumu bu alanda denetim, soruşturma ve yaptırım yetkisine sahiptir. Kurum, aynı zamanda birleşme ve devralma işlemlerinin rekabeti kısıtlayıp kısıtlamadığını değerlendirir. Bu nedenle şirketlerin her türlü ticari faaliyetini yürütürken rekabet hukukuna uygun hareket etmesi, hem hukuki risklerin azaltılması hem de kurumsal sürdürülebilirliğin korunması açısından büyük önem taşır.

Rekabet Hukukunun Kapsamı ve Temel İlkeleri

Rekabet hukukunun temel amacı, tüketicilerin daha fazla seçenek ve daha uygun fiyatlara ulaşmasını sağlarken aynı zamanda işletmelerin inovasyon ve verimlilik üzerinden rekabet etmesini teşvik etmektir. Bu kapsamda kartel anlaşmaları, fiyat tespiti, üretim ve pazar paylaştırma gibi rekabet karşıtı davranışlar kesin şekilde yasaktır. Hakim durumdaki işletmelerin piyasa güçlerini kötüye kullanarak rakipleri dışlaması veya tüketici aleyhine uygulamalara başvurması da rekabet hukuku kapsamında sıkı şekilde denetlenir.

Rekabet hukukunun uygulanması yalnızca büyük ölçekli şirketler için değil; KOBİ’lerden dağıtım ağlarına, franchise sistemlerinden e-ticaret platformlarına kadar tüm ticari aktörler için geçerlidir. Özellikle dijital pazarların yoğunlaştığı günümüzde algoritmik fiyatlandırma, veri kullanımı ve platform ekonomisine ilişkin rekabet denetimleri çok daha belirgin hale gelmiştir. Bu nedenle rekabet kurallarının doğru anlaşılması, şirketlerin uzun vadeli iş stratejilerinde belirleyici rol oynar.

Karteller ve Rakipler Arası Yasak Anlaşmalar

Kartel olarak adlandırılan yasak anlaşmalar, rakip işletmelerin fiyat belirleme, pazar paylaşma, müşteri bölüşme veya üretim miktarını kontrol etme gibi anti-rekabetçi davranışlarda bulunması anlamına gelir. Rekabet Kurumu kartelleri en ağır ihlal türü olarak değerlendirir ve bu tür anlaşmalar tespit edildiğinde çok yüksek idari para cezaları uygulanır. Soruşturmalar çoğu zaman dijital yazışmalar, toplantı kayıtları, ticari belgeler ve ihbar mekanizmaları üzerinden yürütülür.

Kartel şüphesi taşıyan durumlarda şirketin hızlı bir şekilde hukuki destek alması, iletişim kayıtlarının doğru yönetilmesi, çalışanların açıklama yapma usullerine uygun yönlendirilmesi ve savunma stratejisinin titizlikle oluşturulması gerekir. Yanlış atılan bir adım, hem şirketi hem yöneticileri ağır yaptırımlara maruz bırakabilir.

Hakim Durumun Kötüye Kullanılması ve Piyasadaki Etkileri

Bir işletmenin hakim durumda olması tek başına hukuka aykırı değildir; hukuka aykırılık bu gücün rakiplerin faaliyetlerini zorlaştıracak, tüketiciyi zarara uğratacak veya pazarı kapatacak şekilde kötüye kullanılmasıyla ortaya çıkar. Fiyat sıkıştırması, aşırı fiyatlama, rakipleri dışlayacak sadakat indirimleri, satış kısıtlamaları ve ayrımcı uygulamalar en sık karşılaşılan ihlal türlerindendir.

Hakim durum analizleri teknik ve hukuki açıdan oldukça detaylıdır. Pazar tanımının yapılması, pazar paylarının hesaplanması, ekonomik veri analizlerinin değerlendirilmesi ve şirket davranışlarının etkisinin incelenmesi gerekir. Bu nedenle şirketler, özellikle büyüyen veya piyasada güçlü bir konuma sahip oldukları sektörlerde rekabet hukukuna uygun hareket etmelidir.

Birleşme ve Devralmaların Hukuku Açısından İncelenmesi

Belirli büyüklükteki birleşme ve devralma işlemleri Rekabet Kurumu’na bildirilmek ve izin alınmak zorundadır. Kurum, işlemin ilgili pazarda rekabeti azaltıp azaltmayacağını, hakim durum yaratıp yaratmayacağını ve tüketicilerin zarar görüp görmeyeceğini değerlendirir. Bildirim yapılması gereken işlemlerde izin alınmadan gerçekleştirilen devirler geçersiz sayılır ve yüksek para cezalarına neden olabilir.

Şirketlerin birleşme/devralma planlaması yaparken hukuki analiz, ciro eşiklerinin kontrolü ve stratejik raporlama süreçlerini önceden hazırlaması büyük önem taşır. Bu nedenle birleşme ve devralmalar yalnızca şirketler hukuku açısından değil, rekabet hukuku bakımından da uzmanlık gerektirir.

Haksız Rekabet ve Ticari Uygulamalarda Hukuki Sınırlar

Rekabet hukuku ile Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen haksız rekabet kavramı çoğu zaman birbiriyle karıştırılır. Haksız rekabet; yanıltıcı reklamlar, rakiplerin itibarını zedeleyen eylemler, tüketiciyi yanıltan ticari uygulamalar ve sektörel etik kuralların ihlali gibi geniş bir alanı kapsar. Şirketlerin ürün tanıtımından fiyatlandırmaya, kampanya yönetiminden marka söylemine kadar birçok faaliyette hem rekabet hukuku hem ticaret hukuku açısından dikkatli hareket etmesi gerekir.

Yanlış beyan, aşırı iddialı reklam, rakip markayı kötüleme veya tüketiciyi yanıltıcı satış yöntemleri bir dava veya idari yaptırım süreci başlatabilir. Bu nedenle pazarlama ve satış stratejilerinin hukuka uygun hazırlanması şirketler açısından büyük önem taşır.

Şirketler İçin Rekabet Hukuku Uyum Programları ve Eğitimleri

Rekabet hukukunun karmaşık yapısı ve yaptırımların ağırlığı nedeniyle pek çok şirket, kendi bünyesinde uyum programı oluşturmayı tercih etmektedir. Bu programlar; çalışanların eğitimini, sözleşmelerin denetlenmesini, dijital yazışma kurallarını, riskli davranışların tespitini ve ihlal önleme mekanizmalarını içerir. Uyum programları sayesinde olası cezalar önlenir, soruşturma süreçleri daha kontrollü ilerler ve şirket içi bilinç düzeyi artırılır.

Rekabet hukuku açısından riskli sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerde bu programların düzenli olarak güncellenmesi ve iç denetim mekanizmalarının işletilmesi özellikle önemlidir.

Rekabet Hukuku Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Taraf şirketlerin ciroları belirli eşikleri aşıyorsa işlem Kurum’a bildirilir ve izin alınmadan tamamlanamaz.

İç iletişim kayıtları korunmalı, çalışanlara kontrolsüz açıklama yaptırılmamalı ve profesyonel hukuki destekle savunma stratejisi oluşturulmalıdır.

Pazar payı, rakiplerin durumu ve şirket davranışlarının piyasa etkisi analiz edilir. Rekabeti sınırlandıran uygulamalar ihlal olarak değerlendirilir.

Şirket çalışanlarının riskli davranışları önlenir, sözleşmeler denetlenir ve olası para cezalarının önüne geçilir.

Kurumdan gelen bilgi taleplerine zamanında yanıt verilir, deliller analiz edilir ve ihlal iddialarına karşı kapsamlı hukuki savunma hazırlanır.

WhatsApp Ara