İşveren tarafından ücretsiz izne çıkarılan işçinin hangi haklara sahip olduğu, uygulamada en sık karşılaşılan uyuşmazlıklardan biridir. Özellikle ekonomik gerekçeler öne sürülerek işçinin rızası olmadan ücretsiz izne gönderilmesi, ciddi hak kayıplarına yol açabilmektedir. Bu tür durumlarda ücretsiz iznin hukuka uygun olup olmadığı ve işçinin sözleşmesini haklı nedenle feshedip edemeyeceği somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir. Çalışma hayatında ortaya çıkan bu tür ihtilaflarda, sürecin doğru analiz edilmesi ve hak kaybı yaşanmaması için iş hukuku avukatı desteği çoğu zaman belirleyici olmaktadır.
Ücretsiz izin, iş sözleşmesinin askıya alınması anlamına gelir. Askı süresince işçi çalışmaz, işveren de ücret ödeme borcunu yerine getirmez. Ancak burada kritik nokta, ücretsiz iznin hangi şartlarda uygulanabileceğidir. Çünkü her ücretsiz izin uygulaması hukuka uygun değildir. İşçinin açık rızası olmadan, tek taraflı şekilde ücretsiz izne çıkarılması çoğu durumda hukuki sorun doğurur.
Haklı fesih ise işçinin iş sözleşmesini derhal ve tazminat haklarını kaybetmeden sona erdirebilmesini ifade eder. Eğer ücretsiz izin uygulaması işçinin ücret hakkını ortadan kaldırıyor ve çalışma koşullarında esaslı bir değişiklik yaratıyorsa, haklı fesih gündeme gelebilir. Bu nedenle ücretsiz izin ile haklı fesih arasındaki ilişki, somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.
İşveren Ücretsiz İzin Kararını Tek Taraflı Verebilir mi?
İş hukukunun temel prensiplerinden biri, çalışma koşullarında esaslı değişikliklerin işçinin yazılı onayı olmadan yapılamayacağıdır. İşverenin işçiyi tek taraflı olarak ücretsiz izne çıkarması, işçinin temel hakkı olan ücret alma hakkını doğrudan etkiler. Bu nedenle ücretsiz izin kararı, kural olarak işçinin rızasına bağlıdır.
Uygulamada bazı işverenler ekonomik gerekçeleri öne sürerek ücretsiz izin kararını zorunlu bir işletmesel karar olarak sunmaktadır. Ancak ekonomik sıkıntı, işçinin onayı olmadan ücretsiz izin uygulanabileceği anlamına gelmez. İşçi açık ve yazılı bir onay vermediği sürece, ücretsiz izne çıkarılması hukuka aykırı bir işlem niteliği taşıyabilir.
Pandemi döneminde getirilen geçici düzenlemeler dışında, genel hukuk sisteminde işverenin tek taraflı ücretsiz izin yetkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle işçinin rızası olmadan ücretsiz izne çıkarılması, ücretin ödenmemesi anlamına gelebilir ve bu durum haklı fesih sebebi oluşturabilir.
Burada önemli olan, işçinin ücretsiz izin teklifini kabul edip etmediğidir. İşçi yazılı olarak onay vermişse, bu durumda sözleşme askıya alınmış sayılır ve haklı fesih iddiası zayıflayabilir. Ancak baskı altında alınmış ya da fiilen dayatılmış bir onay söz konusuysa, hukuki değerlendirme farklı yapılabilir.
Ücretsiz İzin Esaslı Değişiklik Sayılır mı?
Çalışma koşullarında esaslı değişiklik, iş sözleşmesinin temel unsurlarını etkileyen değişiklikleri ifade eder. Ücret, çalışma süresi ve işin niteliği bu temel unsurlar arasında yer alır. Ücretsiz izin uygulaması, işçinin ücret alma hakkını geçici de olsa ortadan kaldırdığı için çoğu durumda esaslı değişiklik niteliği taşır.
İş Kanunu’na göre işveren, çalışma koşullarında esaslı değişiklik yapmak isterse bunu yazılı olarak bildirmek ve işçinin yazılı onayını almak zorundadır. İşçi bu değişikliği kabul etmezse, işveren ya mevcut koşullarla çalıştırmaya devam etmeli ya da geçerli fesih yoluna gitmelidir. İşçiyi zorla ücretsiz izne göndermek, bu düzenlemeye aykırıdır.
Ücretsiz izin uygulamasının süresi de önemlidir. Kısa süreli ve karşılıklı anlaşmaya dayanan ücretsiz izinler genellikle sorun oluşturmaz. Ancak belirsiz süreli ya da uzun dönemli ücretsiz izin uygulamaları, işçinin ekonomik varlığını ciddi biçimde etkileyebilir ve iş sözleşmesinin fiilen askıya alınması anlamına gelebilir.
Mahkemeler, ücretsiz izin uygulamasının esaslı değişiklik olup olmadığını değerlendirirken işçinin ekonomik durumunu, ücretsiz iznin süresini ve tarafların iradesini birlikte dikkate alır. Özellikle ücretin tamamen kesilmesi, işçi açısından sözleşmenin çekilmez hale gelmesine neden olabilir.

Ücretsiz İzin Nedeniyle Tazminat Hakkı Doğar mı?
Ücretsiz izne çıkarılan işçinin en çok merak ettiği konu, bu durumun kıdem ve ihbar tazminatı hakkı doğurup doğurmayacağıdır. Eğer ücretsiz izin hukuka aykırı şekilde uygulanmış ve işçi bu nedenle sözleşmesini haklı nedenle feshetmişse, kıdem tazminatı talep edebilir.
Haklı fesih için temel şart, işverenin iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ihlal etmesidir. Ücretin ödenmemesi veya işçinin rızası olmadan ücretsiz izne çıkarılması, bazı durumlarda bu kapsamda değerlendirilir. İşçi haklı nedenle fesih yaparsa kıdem tazminatına hak kazanır; ancak ihbar tazminatı genellikle gündeme gelmez çünkü haklı fesihte bildirim süresi uygulanmaz.
Öte yandan ücretsiz izin uygulaması işçinin onayıyla yapılmışsa, bu durumda tazminat talebi mümkün olmayabilir. Bu nedenle olayın detayları ve işçinin iradesi belirleyici rol oynar. İşçi, ücretsiz izin sürecinde fiilen çalıştırılmamış ancak ücret de ödenmemişse, bu durum farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.
Ayrıca ücretsiz izin nedeniyle işçinin sigorta primlerinin yatırılmaması da ileride hizmet tespiti veya alacak davası gibi süreçleri gündeme getirebilir. Bu tür uyuşmazlıklarda, sözleşmenin askıya alınma biçimi ve tarafların davranışları ayrıntılı şekilde incelenir.
Ücretsiz izin uygulaması, her durumda otomatik olarak tazminat hakkı doğurmaz; ancak hukuka aykırı ve rızaya dayanmayan bir uygulama söz konusuysa işçi haklı fesih yoluna giderek kıdem tazminatı talep edebilir. Bu noktada ücretsiz iznin nasıl uygulandığı, ne kadar sürdüğü ve işçinin açık onayının bulunup bulunmadığı belirleyici unsurlardır.





Comments are closed